menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kötülüğe dayanıklı bir devlet nasıl kurulur?

34 0
10.10.2026

Bir önceki yazımda “Kapasitesi yüksek, keyfiliği düşük bir devlet nasıl tasarlanır?” diye sormuştum.

Bu yazıda cevabı aramaya başlıyorum. Cevabı vermeye değil, aramaya.

Önerilerim elbette tartışmaya ve eleştiriye açık.

Amacım sihirli bir reçete yazmak değil, kalıpların dışında düşünmek.

Biz sistemleri, sonunda iyi insanların işleteceğini varsayarak kuruyoruz.

Dürüst hâkimler. Vicdanlı savcılar. Namuslu bakanlar. Temiz bürokratlar...

Bu varsayıma güvenemeyiz.

Kurumlar, kötü niyetli insanların elinde bile keyfiliği zorlaştırmalı, ihlalleri görünür kılmalı ve ihlalin bedelini kaçınılmaz hâle getirmeli.

Montesquieu, iktidarın ancak iktidar tarafından durdurabileceğini görerek kuvvetler ayrılığı prensibini savunmuştu.

Amerikan Anayasası’nın mimarlarından James Madison, iki asırdan fazla önce, “insanlar melek olsaydı hükûmete gerek kalmazdı. İnsanları melekler yönetseydi, hükûmete dışarıdan da içeriden de denetim gerekmezdi” demişti. Oysa ne insanlar melek, ne de yönetenler. Çözümü de aynı metinde vermişti: Hırs, hırsla dengelenmeli.

Denetim ve yargı kurumlarının, yürütmenin olası yanlışlarına karşı fren vazifesi yapması gerekir.

Hâkimlerin atanması, terfisi, görev yeri ve geleceği yürütmenin elindeyse, fren çalışmaz.

Peki neler yapılabilir?

Birçok ABD eyaletinde yapıldığı gibi, yüksek yargı mensuplarını seçimle........

© Karar