Kendi yalanlarının prangasında yaşamak
Yuhanna İncili’nde şöyle ilginç bir bölüm var:
İsa kendisine iman etmiş olan Yahudiler’e “Eğer benim sözüme bağlı kalırsanız, gerçekten öğrencilerim olursunuz. Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak” dedi. (31-32)
“Biz İbrahim’in soyundanız” diye karşılık verdiler, “Hiçbir zaman kimseye kölelik etmedik. Nasıl oluyor da sen, ‘Özgür olacaksınız’ diyorsun?” (33)
İsa, “Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir” dedi. (34)
Ne demek gerçeği bilmek?
Bir şeyi bilmek insanı nasıl özgürleştirir?
Günah nasıl köleleştirir?
KURGUNUN KÖLESİ OLMAK
Burada “gerçeği bilmekten” kastedilen, olgusal doğrulardan, bilimsel bilgilerden, yaşananlardan haberdar olmak değil uydurma kimliklerin ve illüzyonların hapsinden kurtaracak çıplak hakikatle yüzleşmek.
“Özgürlük” derken kastedilen de siyasi ya da hukuki özgürlük değil içselleştirilmiş ve putlaştırılmış yalanlara kölelikten kurtuluş.
YALANDAN BİR DÜNYA
Yahudiler, Hz. İbrahim’in soyundan geldikleri için özgür olduklarına inanıyorlardı.
“Seçilmiş kimselerin çocuklarıyız, doğru dine mensubuz, dolayısıyla özgürüz” diyerek kendilerini kandırıyorlardı.
Hz. İsa onların bu yanılgısını hedef alıyordu.
Soylarının, dinlerinin, geleneklerinin ve şeriatlarının onları özgür kılacağı inancının, boş bir inanç olduğunu........
