Anlam arayışı
Bir süredir gündemde yer bulan bir kayıp vakası; kaybolan Mimar Ece Güler’in, Belgrat ormanında sağ bulunmasına rağmen maruz kaldığı soğuğun etkisine daha fazla dayanamayarak hastanede ölmesiyle sonuçlandı. Olay, basında pek çok yönüyle ele alındı. Genç mimarın işyerinde uğradığı mobing, psikolojik sıkıntıları vb konuşuldu. Hatta cadılık eğitimleri aldığını, eğitim aldığı kişinin de soruşturmaya dahil edildiğini öğrendik. Bunların her biri ayrı ayrı üzerinde durulması gereken şeylerdir elbette ancak benim dikkatimi çeken, hayatını kaybettiği için Ece Güler’e artık hiçbir faydası olmayacak bir şey maalesef. Başkalarına faydası olur mu bilmem fakat konunun bu yönüne de değinmek lazım, konu maneviyat boşluğu.
İnsan ruh ve bedenden oluşan bir varlık. Yaşarken bu ikisi birden insanı oluşturuyor. İnsan ölünce ruh bedeni terk ediyor ve beden bir süre sonra çürüyüp kokmaya başlayacağı için artık işe yaramıyor, bedeni gömmek gerekiyor. Ruh ise bir çeşit uykuya geçiyor, bu uyku mezardan kalkış günü de diyebileceğimiz kıyamet gününe kadar sürecek ve o gün insanlar, yeniden bedenlenerek hesap görülecek yerde toplanacaklar. İşte bu ruh, bu dünyada, bu bedenimizdeyken de bazı ihtiyaçlar........
© Karar
