menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okurun hakkı yazarın hakkı…

36 0
25.07.2026

Her yazı muhatabına gönülden açılıştır. Kimdir o muhatap? Nedir gönülün ölçüsü ve açılışı? Belli bir yüzü kimliği veya hayatı var mıdır muhatabın? Yazı adamı her konuya her muhataba gönül düşürebilir mi? Yazıyı bir dilekçe hükmüne indirgeyenlere rastlansa bile yazarın kendi benliğinden çıkarak sonsuz benliklere açılma hedefidir muhatap. Zaman ve zemin ötesinde bir yerde durur. Kimi yazarlar işin kolayını keşfedip daha yazının başında tasavvur ettikleri ‘yakın’ insanlara seslenirler. Onların yoldaşları, dindaşları, ülküdaş ve duygudaşları olurlar. Okurla aynı hizada dururlar. Kavramları kullanırken, düşüncelerini açarken nerede ve ne türden etkiler yaratacaklarını karşılıklı bilirler. Gönül uzayı bilerek daraltılır, duygusal çerçeveye, bizbize ölçüsüne oturtulur. Gönül gökkubbedir oysa. Alçaldıkça basıncı artar. Büyük yazar sürekli ufuk çizgisi bulurken nitelikli okur o hedefe yönelir. Ötesi kitle yazarlığıdır.

Kitle yazarlığı günlük zihin ve duygu hesaplarından doğar ve popülerliğin iklimi ile kitlenin istekleriyle şekillenir. Dil zevki, estetik bilinç ve engin insanlık meseleleriyle ilgilenmeyen okurlar yazarın dolaylı yönlendiricisi olurlar. Politika, spor dünyası, sosyal sınıflar ve ideolojik katmanlar rezerv alanlarıdır ve orada etki- tepkiye bağlı bir tabiat oluşur. Varlık biricikliğini kollamayan yazı adamı da bir süre sonra dışarının etkisine hepten açılır. Sonunda yazı aktörleri değişir, temalar ve kitlenin beklentileri tekrar eder. Bir dönem çok popüler olan isimler hızla silinip giderler. Bir dağın dibinden çıkan su yıllara göre coşkusunu kaybedebilir ama niteliği değişmez. Hakiki bir yazar da böyledir. Bazı dönem verimleri azalsa bile seviyesi kaybolmaz. Onun çıkışı ‘su’ tüketimine ayarlı değildir........

© Karar