menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okur nerede?

50 0
21.04.2026

Dünyada alım- satım egemenliği kurulalı beri her yönden bir vesileyle o ses yükseliyor. Müşteriler nerede? Nereye gitti bu alıcılar? İhtiyaç sahipleri hangi deliğe saklandı? Gelsinler, görsünler, bu malları, bu ürünleri, bu fırsatları kaçırmasınlar. Onların diline oturan söyleme itibar edecek olsanız, sorgusuz sualsiz, ince eleyip sık dokumadan, üçü beşi hesap etmeden, gerekli gereksizi düşünmeden hemen öne çıkmak, kutsal bir nimete dokunur, cennet meyvesine kavuşur, ebedi mutluluğa kavuşur gibi davranmak ve onlara büyük fedakarlıklarından ötürü minnet duymak gerekir. Alım- satım egemenliğinin öylesine akla hayale sığmaz yöntemleri, dil dökmeleri, ihtiyaç yaratma hileleri vardır ki bir süre sonra kendinizde eksiklik hissetmeye, sağa sola kıvranmaya başlarsınız. İşte o an bir tık uzağınızdadır mucizevi kurtuluşunuz. Yeter ki kredi kartınız müsait olsun.

Alım- satım hegomonyası nicedir kültürü de istila ettiği için kafalar daha da karışmış işler daha da sarpa sarmış gözüküyor. İnsan için her daim bir üçüncü yol sayılan kültürel dinamikler daha bir çembere alınıyor. Söz gelimi müşteri ile okur bir sayılıyor, her ikisi de edilgen bir alana sıkıştırılıyor. Mesele daha bir genişlik kazansın, düşünce alanı genişlesin diye dünyadan bazı örneklere bakmak daha doğru sonuçlara çıkabiliyor. Yılda yaklaşık seksen milyonun üstünde kitabın basıldığı İspanya’da satışlar yüz ağartıcı durumda değilmiş. Yüzde elliye yakın oranı hiç satılmıyormuş bu kitapların. Yüz adet bile satılmıyormuş binlerce yeni kitaptan. Çarpıcı olduğu kadar düşündürücü bir tablo. Kimileri haber üzerinden........

© Karar