Sağanak yağmur altında yürüyen demokrasi
Ana muhalefet partisi CHP’nin genel merkezinde polisler… Parti binasında asla ama asla olmaması gereken görüntüler… Karmaşa, gaz bulutu, arbede… Partililer, parti idarecileri zorla dışarı atılıyor. Genel Başkan Özgür Özel butlan tebligatını yırtıp atıyor. Sonra yağmur altında Meclis’e doğru uzun bir yürüyüş başlıyor. Polis yine orada, barikatlar, engeller…
Bir demokraside böyle görüntüler olmaz, olamaz. Türkiye gibi siyasetin defalarca örselendiği, baskılandığı ve itilip kakıldığı bir ülkede dahi olamaz.
Ülkenin çok büyük çoğunluğunda belediyeleri yöneten ve anketlere göre ilk seçimde de iktidarın en güçlü adayı olan parti, daha yargılanması bile tamamlanmayan bir kararla siyasetten tasfiye edilmek isteniyor. Böyle bir şey olamaz. Çünkü olursa orada demokrasiden söz edilemez.
Dün Ankara’da yaşananlar CHP’ye karşı birbirini takip eden uzun bir operasyon zincirinin yeni bir halkasıdır. Yerel seçimin sabahından başlayıp 19 Mart’ta uzanan, oradan 22 Mayıs’a varan ve hâlâ nereye uzanacağı bilinemeyen bir zincirin…
Cumhurbaşkanı adayı........
