Bir ülkenin bu kadar çok meselesi olur mu, olur
Bazıları eskiden kalma, bazıları ise ya yıllar içinde ihmal edildiği ya da değişen dünya şartlarının getirdiği büyük problemlerimiz var. Büyük problemlerle yaşamaya hem alışkınız hem de bunların müptelasıyız. Toplumu kutuplaştıracak, ayrıştıracak ne varsa ayakta tutmaya hevesliyiz. Bir asır oldu, Cumhuriyet’in tamamı laik-dindar gerilimiyle geçti. Herkesin birden, aynı anda, eşik şartlarda, eşit rekabet kurallarıyla ve imkanlara eşit erişim hakkıyla bir arada yaşayabilmesini sağlayamadık. Vardığımız yer, baskı yapanla baskı görenlerin yerlerini değiştirebilmek oldu.
Ezelden beri Kürt meselemiz var; içinde şiddet ve kan olduğu için bir onu çözmeye niyetlendik. Gelin görün ki çözüm sürecini sevk ve idare edenlerin aklı bir türlü siyasi faydadan kurtulamıyor. Kime yarayacak, neye yarayacak, sonunda oylar kime gidecek? Malum, böylesi problemlerin çözümünde en olmaması gereken şey budur. Hiç olmazsa bu dosya hala açık, bir umut mesafe katedilir. Ama kapağı hiç açılmayan dosyalar var.
Hukuk meselesi çözülmedi, büyüdü.
İfade hürriyeti bir türlü tesis edilemedi, daha da kötüleşti.
Kamuda liyakat ve ehliyet olmadı, olamadı.
Eğitim… Herşeyin başıydı herhangi bir........
