Nihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi…
Günümüzde gerçeğin açıkça söylenmesi anlamına gelen “Kral Çıplak” kavramı Danimarkalı yazar Hans Christian Andersen’in 1837 yılında yayınlanan “Kralın Yeni Giysisi” masalında gösteriş meraklısı bir kralın akıllı bir terzi tarafından ancak aptalların göremeyeceği bir kumaştan elbise diker gibi yapmasını ve kral dahil çevresindeki herkesin aptal görünmemek için gerçeği söylemeye cesaret edememesini anlatır.
Eski bir İspanyol masalından etkilendiği, benzerinin Hindistan’da da var olduğu bilinen Andersen’in dünyanın hemen her diline çevrilmiş bu anlatısının sonunda bir çocuk çıkar ve kralın çıplak olduğunu, yani algının yanlış olduğunu söyler ve sonunda herkes kralın çıplaklığına gülmeye başlar. Kral küçük düşer ama tahtından olmaz. Masal da zaten düzen değiştirmeyi değil insanların korkularıyla yüzleşmesini hedefler.
Bence en çok da Havel’in 1978’de yazdığı “Güçsüzlerin Gücü” yazısından yola çıkarak özeleştiri yapan Kanada Başbakanı Carney’in birkaç gün önceki Davos konuşmasını özetleyen, açıklayıcı bir kavrama dönüşür. Çünkü Carney, varlığına inandığımız sistemin aslında hiç var olmadığını, hep güçlüyü kayırdığını, ama herkesin buna kendine dokunmadığı sürece rıza gösterildiğini söylemektedir.
Kanada Başbakanı Havel’in yazısındaki mahalle manavının Çekoslovakya’daki rejimin şerrinden korunmak ve konfor alanını kaybetmemek adına dükkanının kapısına “Dünyanın Bütün İşçileri Birleşin” tabelası asması........
