menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dindar insan iftira atarak itibar suikastı yapar mı?

80 0
01.07.2026

Hukukun, adaletin yok edildiği, insan onurunun örselendiği bir dönemi yaşıyoruz. Olup bitenleri insanlar, farklı bakış açılarıyla değerlendirebilirler elbette.

Açıkçası ben, Müslüman bir toplumda, yaşamak zorunda bırakıldığımız bu kabus dolu günleri, İslami kaynaklara bakarak değerlendirmek niyetindeyim.

Bu çerçevede Müslüman dünyanın hukuk ve adalet öncüsü olan, aklı önceleyen büyük İslam fıkıhçısı Ebu Hanife’nin rehberliğini önemsiyorum. “Bilmediğin şeyin peşine düşme, çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi bundan mesuldür.” (İsra, 17/36) ayetine işaret eden Ebu Hanife diyor ki: “Bu ayetle Allah, Rasülüne kesin bilgi olmadan zan ile konuşmak, herhangi bir kimseye iftira atmaya ruhsat vermemişken, nasıl olur da insanlar, kesin bilgileri olmadan zanla birbirlerine tecavüz eder ve birbirlerini ayıplarlar.” (el-Muallim el Müteallim, s.45-46)

İslami literatürdeki bu kurallara ve de uyarılara kim ne kadar uyar bilemeyiz ama bildiğimiz bir gerçek var ki inanan zihinler açısından bu kurallar bağlayıcıdır.

Biliyoruz ki bu dünyada yaptığımız zerrece iyiliğin de kötülüğünde öbür dünyada bir karşılığı olacaktır. Çünkü iyilikler de kötülükler de Allah tarafından kayıt altına alınmaktadır.

Ebu Hanife önce, ilahi kelamın şu mesajını hatırlatıyor: “Biz kıyamet günü adalet terazilerini koyacağız. Hiçbir kimse hiçbir şeyle haksızlığa uğratılmayacaktır. Hardal tanesi ağırlığınca olsa da biz onu hesaba katacağız. Bizim hesap görmemiz elverir.”........

© Karar