menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Biz Türkiye’yiz, ‘Büyük ülke’ masalı bizde böyle yazılır

105 0
09.03.2026

Demokratik hukuk devleti anlamında rüştünü ispat etmiş, ekonomik kalkınmasını sağlamış hiçbir medeni ülkede, yatırım yapan, üreten ve istihdam sağlayan iş insanlarının, iktidarı eleştirdiler diye hapis cezasına çarptırıldıkları görülmüş bir şey değildir.

Henüz demokrasiyle tanışmamış, bir hukuk devleti inşa edemediği için medeni dünyanın dışında kalmış ülkeler dahil, yarı askeri rejimlerin hakim olduğu sistemlerde bile bu tür cezalandırmalar, ancak nadiren görülebilecek bir garabettir.

Çünkü dünyanın her yerindeki iş insanları, ülkeleri için ekonomik değer üretirler, istihdam yaratırlar ve toplamda ülke insanının refah standartlarını yükseltirler.

Peki bir ülke, yatırım yapan iş insanlarını, hatta yabancı yatırımcıları neden hapis cezasıyla korkutur ki?.. Aklı selim sahibi herkes bilir ki bu, kelimenin tam anlamıyla ülkenin kendi ayağına kurşun sıkmasıdır.

Kuşkusuz yasaların suç olarak tanımladığı bütün hallerde herkes yargılanabilir. Mesela fiili olarak bir suça karışmıştır, cinayet işlemiştir, vergi kaçırmıştır ya da bir uyuşturucu şebekesine bulaşmıştır. Doğal olarak böyle bir durumda yasal süreç işler ve yasalar neyi gerektiriyorsa iş insanları dahil herkes cezai karşılığını bulur.

Peki TÜSİAD yöneticileri Orhan Turan ve Ömer Aras, 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasına neden çarptırıldı dersiniz, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan.

Gelin, bu iş insanlarının ‘halkı yanıltma’ suçunu nasıl işlediklerine bakalım. Turan ve Aras, 13 Şubat 2025’te TÜSİAD toplantısında yaptıkları konuşmalarında özetle; seçilmiş........

© Karar