menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bazı hikayelerin büyük yalanların sonu acı ve yıkımlarla biter

70 0
25.03.2026

İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinden bu yana toplumlar, yaşadıkları dönemin şartlarına paralel olarak farklı yönetim biçimlerini denemişler ve bir bakıma kendi iradeleriyle yarattıkları liderlerin dizginlenemeyen tiranlıkları yüzünden büyük acılar yaşamışlardır.

İnsanlık tarihinde tiranların, despotların yarattığı büyük yıkımların arkasında, genellikle pırıltılı hikayelerle gelen büyük yalanlar bulunmaktadır.

1930’ların ilk yıllarında Almanya’da yaşanan ekonomik kriz şartlarında milyonlarca Alman, pek çok hikaye arasından Nazilerin hikayesine inandığı için Hitler iktidar olmuştur.

Başka bir hikaye seçme şansları varken, Hitler’i seçmeleri büyük ve trajik bir hata idi. Ve bu Nazi dönemi, Almanya’nın yıkımına, milyonların ölümüne yol açtı.

Aynı şekilde Sovyetlerde Marksist teorinin oluşturduğu hikayelerle zapt edilemez bir güce ulaşan Joseph Stalin diktatörlüğü de 2 milyona yakın insanın ölümüne yol açmıştır.

Maalesef tarih boyunca, büyük ölçekli insan topluluklarında tüm ilişkiler hikayelerle şekillenmiş ve insanların ait olduğu kimlikler hikayeler tarafından tanımlanmıştır. Çünkü bu hikayeler, ideolojik aidiyeti ve güce itaat etmeyi de beraberinde getirmiştir.

Yuval Noah Harari, Neksus adlı kitabında, atom bombasının mucidi Oppenheimer’in çalışmaları üzerinden hikayelerin yarattığı yıkıcı gücü şöyle tanımlıyor: “Fizik kurallarını hiçe sayarak bir bomba yapmaya çalışırsanız, muhtemelen o bomba patlamaz. Fakat gerçekleri görmezden gelerek bir ideoloji inşa ederseniz, her........

© Karar