menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yanılmanın yolları

60 0
19.04.2026

Her yazı yazmaya oturduğumda tekrarladığım bir merasim var. Aklımda bir konu vardır ama klavyeyi tıkırdatmaya başlamadan önce yazılar klasörümü açıp içini tararım; acaba aklımdakini daha önce yazmış mıyım? Bu kolayca hatırlanacak bir bilgi değil. Şimdi baktım, klasörde 1200 küsur dosya var. Eğer aklımdakine benzer yazılar bulursam ya konuyu yahut konuya bakış açımı değiştiririm. Kendi kendimi tekrarlamam hoş olmaz, değil mi?

Bu tekrarlama endişemi bir seferinde dostum Prof. Dr. Kenan Gürsoy Beyefendi’ye açmıştım. Beni epey bir rahatlattı. “Felsefe öğretirken tekrar şarttır.” dedi, “Tek söyleyişte hiçbir felsefe konusu tam oturmaz, anlaşılmaz.” Gürsoy hoca haklıdır ama ben burada felsefe öğretmiyorum. Yazdıklarım da onun akademik irtifasında değil. En iyisi ben yine, tekrar var mı diye yazılar klasörünü kontrole ve titizlenmeye devam edeyim.

SONSUZ HATA SINIRLI SEBEP

Bu titizleniş ve tarayış sırasında şunu fark ettim. Birçok eleştiri yazımda tenkit ettiğim düşünce veya davranışın temel sebebi aynıydı. Yani kusurlar çeşitliydi ama kusurların sebepleri üç aşağı beş yukarı birbirine yakındı veya tıpatıp aynıydı. Hataların sonsuz çeşidi varama sebep sayısı kısıtlı. Sebep-sonuç zincirinin sonuç ucunda dış dünya var. Hatalarımızın çeşitliliğini dış dünya sağlıyor. Ama sebep bizsek bizim hatalı düşüncelerimiz........

© Karar