menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İç grup- dış grup

64 0
09.08.2026

İnsan toplum yaratığıdır. Siz deyin bir buçuk milyon yıldan beri, ben diyeyim üç yüz bin yıldan beri öyledir. (Aslında yıl sayıları bundan da büyük ama şimdilik bunlarla yetinelim.) Bugünkü insan aynı anda ve iç içe birçok toplum biriminin birden üyesidir. Aile, geniş aile, sülale, tutulan futbol takımı, hemşehrilik, siyasi parti; eskiden aşiret ve kabile; bugün millet, ümmet, belki tarikat, cemaat…

Sosyal psikolojide, insanın mensubiyet hissettiği birime “iç grup”, o birimin büyüklüğünde fakat ondan ayrı birimlere de “dış grup” deniyor. Mesela Galatasaraylılar için kendi takımları iç grup ve mesela Fenerbahçe veya Beşiktaş, dış gruptur.

Her seferinde “eşdeğer birimler” gibi bir soyut terim kullanmadan derdimi anlatmak için futbol takımı benzetmesine devam edeyim. Takımlar arasında rekabet kadar beklenen, normal bir şey yok. Zaten rekabet olmasa futbolun zevki de olmazdı. Rekabet, takımların daha iyi oynamaya gayret etmelerinin de temel sebebi. Taraftarın kendi tuttuğu takımı yakından tanıması, onu çok sevmesi de makul.

BİZ Mİ İYİYİZ ONLAR MI KÖTÜ?

Şimdi tehlikeli bölgeye giriyoruz: Peki dış gruplar? Diğer takımlar. En çok bizim takımı seviyoruz ya, bu sevgi bizi, daha iyi olmaya, daha iyi futbol oynamaya, en iyi oyuncuları bir taraftan yetiştirmeye, bir taraftan transfer etmeye, iyi oyuncularımızı elden kaçırmamaya teşvik etmeli. Bunları düşünmeli, planlamalı, uygulamalıyız. “Biz en iyiyiz ve daha iyi olacağız!” Bir de madalyonun diğer yüzü var. Biz bizimkileri sevmek yerine kendimizi “onlardan” nefret etmeye programlayabiliriz. Biz iyiyiz ama onlar kötüdür…

Şimdi futboldan çıkıp siyasi partilere geçelim. Bizim parti en iyisidir. Çünkü doğrular üzerine kurulmuştur. Bizim........

© Karar