menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kahramanlarını sürgün eden demokrasi

51 0
29.08.2026

Demokrasi insanoğlunun eski icatlarından biri, “modern çağda ortaya çıkmış bir yönetim tarzı” değil. Dahası, antik devirlerde yalnızca Yunan şehir devletlerinde değil, benzer sosyolojik özelliklere sahip başka yerlerde de bir çeşit demokrasi vardı.

“Yunan mucizesi”nin doğumundan asırlar önce Suriye’de ve Mezopotamya’da önemli kararların belirli danışma meclislerinde alındığı biliniyor. Yine de hem demokrasiyi sistemleştirenler hem de demokrasinin sistematik eleştirisini ilk defa yapanlar, bildiğimiz kadarıyla, Yunanlardı.

Platon ve Aristoteles başta olmak üzere Grek filozofları demokrasiyi bizim gibi “en mükemmel yönetim sistemi” olarak görmüyorlardı. Demokrasi ciddi riskler barındıran bir sistemdi. O dönemde henüz denge-denetleme, kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü gibi mekanizmalar ortada olmadığından Yunan demokrasilerinde en büyük korku seçilmiş yöneticilerin monarka dönüşmesiydi. (Bugün var olan “denge-denetleme, kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü gibi mekanizmalar” demokrasi adına ne ölçüde güvence teşkil ediyor, o da ayrı mesele…)

Hem sıradan vatandaşlar hem de toplumun seçkinleri bu konuda fazlasıyla duyarlıydı. Bu tehlike karşısında birtakım önlemler de geliştirmişlerdi. Söz gelimi Atina şehir devletinde çok güçlenip potansiyel bir tehdit oluşturduğu düşünülen kişilerin 10 yıl süreyle şehirden sürülmesi uygulamasına “ostrakismos” deniyordu.

Bu amaçla yılda bir gün şehir meydanında oy kullanmak üzere toplanan vatandaşlar istedikleri isimleri kırık çömlek parçalarına (ostraka) yazdıkları için uygulama böyle adlandırılıyordu.

Üç beş oyla sürgün kararı verilmiyordu tabii. Bir kişinin şehirden sürülmesi için en az 6 bin vatandaşın oy kullanması gerekiyordu. (O dönemin Atina’sında oy kullanma hakkına sahip olan yetişkin erkek vatandaşların sayısı 40 bin civarındaydı.)

Plutarkhos’un aktardığına göre, böyle bir oylama sırasında, okuma yazma bilmeyen “hırpani kılıklı” bir Atina vatandaşı elindeki çömlek parçasını meydandaki birine uzatır ve üzerine “Aristides” yazmasını ister. Ne var ki........

© Karar