İhracatçı batıyor
Son dönemdeki yazılarımda iki büyük sıkıntının yakın dönemde ilk kez yaşandığını belirtmiştim.
1- Hem yüksek reel faiz 2- Hem de değerli TL
Mesela 2010-15 yıllarında TL yine çok değerliydi ama onu sübvanse edecek bir düşük faiz düzeyi vardı.
Oysa şimdilerde hem TL çok değerli hem de yüksek reel faiz var.
Yani iki bela bir arada.
Şimdi bir başka açıdan olaya bakacağız.
Yerli üretici ve satıcı için ana belirleyici olan enflasyon ve faiz düzeyidir. Mesela; şu anda yıllık enflasyon TÜİK verisine göre 1,54 ve İTO-1995 Geçinme Endeksi’ne göre 8,98 seviyesindedir. Ticari kredi nominal faizi ise Q,90.
Bu verilere göre; TÜİK enflasyonunda ticari kredinin reel faizi ,48 iken, İTO fiyat artışına göre de reel faiz %9,30 seviyesine karşılık gelmektedir.
Bir hatırlatma yapalım: Çok uzun yıllardır TL’de reel faiz oranımızın ortalaması %5,0 seviyesindeydi. (Eski yazılarımızda grafikleri vermiştik.)
Kısaca şöyle söyleyebiliriz: İTO fiyatlarına göre eskiye oranla iki kata yakın reel faiz öderken TÜİK fiyatlarına göre 3 katı reel faiz ödemekteyiz.
Bu durumu şu şekilde de izah edebiliriz: Yerli bir üretici-satıcı ürününe yüzde 31-38 zam yaparken bu üretim-satış için Q,9 faiz ödemektedir. Bu üreticinin faaliyet kâr marjı minimum yüzde 10,0 olacak ki kredi kullanımından dolayı batmasın.
(TÜİK enflasyonunun gerçeği yansıtmadığını belirtsek de İTO fiyatları bile çok yüksek bir reel TL faizi kıskacında olduğumuzu göstermektedir.)
Bu yazımızda iki grafik kullanıyoruz. Şimdi ilk grafikten........
