Trump ve Netanyahu sandığa gömülmezlerse olacaklar…
Okuyalı birkaç gün oldu; bu arada ben yaşadığı ve gazetecilik mesleğini icra ettiği ABD’de New York Times yazarı Thomas L. Friedman’ın başına iş açılıp açılmadığının ve yakınlık duyduğunu gizlemeyip sıkça uğradığı İsrail’de ‘istenmeyen kişi’ ilan edilip edilmediğininin merakındayım…
Seçime gidilen ABD ve İsrail’de seçmenlerin “Demokrasiye devam mı, tamam mı?” kararını oylayacaklarını konu ediniyor Friedman…
[Yazısının başlığı ‘İki ulus. Tehlikede olan iki demokrasi’; yazıyı Oksijen gazetesi anlamı daha iyi yansıtan ‘Hem ABD hem İsrail sandıkta demokrasiyi oylayacak’ başlığıyla yayımladı. Okumanızı tavsiye ederim.]
Bütün dünyada Yahudilerin üzerlerine hiç kondurmadıkları, İsrail’in de benzerlik kurulduğunda feveran ettiği itham, yapıp ettiklerinin Hitler veya Naziler ile kıyaslanmasıdır.
İsrail’de Genelkurmay Başkanlığı ve Savunma Bakanlığı’nda bulunmuş Moşe Ya’alon tam da bunu yapmış…
“Ya’alon, kısa süre önce İsrail’in Ynet haber sitesinde, ‘Yahudi üstünlüğü nedir?’ diye sordu. ‘Holokost’tan 80 yıl sonra, ‘Kavgam’ın tersine çevrilmiş hali. Üstün ırk biziz.’ Bu, kulakları sağır eden bir alarm zili.”
Friedman sayısız örnek vererek Netanyahu’nun 27 Ekim’de yapılacak seçimden yara almadan ve hükümet kurabilecek güçte oy alarak çıkmasının İsrail’e bedelini şöyle özetliyor:
“Netanyahu, eski bir İsrail Mossad başkanının bir zamanlar Ku Klux Klan’dan bile daha kötü diye nitelediği Yahudi üstünlükçüleriyle koalisyon halinde. Eğer yeniden seçilirlerse, hem İsrail’in bağımsız başsavcılığını hem de Yüksek........
