Eski libas gibi âşıkın gönlü
Daraldığında insanın içi, ne yana dönse bir taş duvara çarpar. Söz yetmez, susmak ağır gelir. O anlarda bir ses dokunur kalbe:
“Eski libas gibi âşıkın gönlü / Söküldükten sonra dikilmez imiş.”
Erciyes’ten yükselip yüreğimize inen bu ses Seyranî’nindir.
Bu toprakların duyduğu en garip seslerden biri.
Garipliği, Erciyes’in eteğinden süzülen yalnızlıkla yoğrulmuştur. O seste dağların hüznü, gönül kervanlarının yürüyüşü, aşkın ateşi vardır.
Seyranî’nin dünya macerası, Osmanlı’nın son döneminde,........
