menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Yediçınar Yaylası’ şematik bir köy romanı mı?

19 0
yesterday

Kemal Tahir, özellikle Türk tarihine ilişkin tezleriyle egemen çizgiden, yaygın görüşten ayrılan bir yazar. Okuduğum kadarıyla Türk milletini hem tarihî hem sosyolojik açıdan, oldukça geniş bir perspektifle kavramaya çalışıyor. Eserlerindeki Osmanlının, kendine özgü bir karakteri, âdeta genetik bir mizacı, devletin kanunlarına rağmen işleyen bir iç yasası ve düzeni var. İçteki iktidar çatışmalarında oldukça sertler ve ticarete yatkın değiller.

Kemal Tahir, köy romanlarında da oldukça farklı! Bir kere Marksist şemaya uygun, o klasik ezen-ezilen, ağa-ırgat çatışması üzerine kurulu romanlar yazmıyor.

Peki farkı ne? Onun Anadolu’daki toplumsal yapıya, köye, köylüye bakışı nasıl? Bu sorulara “Yediçınar Yaylası” (1958) romanından örnekler vererek cevap vermeye çalışacağım.

“Yediçınar Yaylası” (Adam Yay., 1987), “Köyün Kamburu” ve “Büyük Mal”la beraber Çorum üçlüsü olarak bilinen dizinin ilk romanıdır. Kemal Tahir söz konusu romanında Anadolu’daki toplumsal yapıyı çözümlemek için öncelikle tarihe başvurur. Özellikle âyanlık ve mültezimliğin tarihine ilişkin bilgiler nakleder. Çünkü tarih, toplumsal yapıyı kavramada birinci kaynaktır, şimdinin sebebidir ve toplumsal yapı da bir ‘devam’ın ürünüdür. Kemal Tahir bu bakımdan, alışılmış, şematik bir köy romanı yazmaz, Anadolu’daki toplumsal düzenin menşeini tarihte arar.

Romana göre taşradaki toplumsal yapının iki temel taşı, âyanlar ve mültezimlerdir. İkinci Abdülhamit ve Meşrutiyet dönemi Çorum’unun anlatıldığı eserde ayânlığı Dilâver Ağa ailesi, mültezimliği ise Çakır Kâhyalar ailesi temsil eder. Romandaki deyişle “buraların düzeni bir kağnı” gibidir, bir tekeri Çakır Kâhyalar, diğer tekeri Dilâver Ağa........

© Karar