Hayreddin Hoca’dan uyarı
Hayreddin Karaman Hoca, geçtiğimiz Pazar günü Yeni Şafak’ta bir yazı yazdı. “Hiç zamanı değil” başlıklı yazı, güncel boyutu da bulunan önemli bir konuyu ele alıyordu.
-Trump – Netanyahu ikilisi, Amerika – İsrail adına İran’la boğuşuyor, her zaman yaptıkları ya da beklendiği gibi önce çocukları vuruyorlar ya, bizler Türkiye’de nasıl tavır alalım?
Soruyu biraz daha açarsak:
-Olaya bir Müslüman ülkenin vuruluşu gibi bakıp, İran’dan yana tavır mı koyalım, yoksa İran’ın bizden farklı bir mezhep mensubu olmasına, zaman zaman da yanlış işlere karışmasına, rejimin getirdiği sıkıntılara bakıp tarafsız mı kalalım, hatta daha ileri gidip, İran’ı hizaya getirdikleri için içten içe ya da dıştan dışa Trump – Netanyahu ikilisine hak mı verelim? Ya da en azından bu işte “Tarafsız” mı kalalım, “Ne haliniz varsa görün” mü diyelim? Ya da Trump – Netanyahu ikilisine karşı çıksak bile, bu arada İran’ın dosyasına ilişkin arşivimizde ne varsa ortaya mı dökelim?
Bu mesele, içinde yaşanılan ülkenin politikaları ile dini yaklaşımın örtüştürülmesi ile de bağlantılıdır.
Diyelim İran’da “İslâm devrimi” ile yola çıkılan ama mezhebi çizgi olarak Şia’nın belirleyici olduğu bir yapı var. İran’ın milli çıkarları ile Şia yorumu örtüştürülüyor ve diğer İslâm ülkelerine karşı o zeminden kaynaklanan bir bakış oluşturuluyor. Her İslâmi yönelişin Şia’ya göre değerlendirileceği Böyle bir durumu yadırgarız.
Türkiye’de laik bir rejim var. Ancak iktidarda “Sünni” diye nitelenebilecek bir kadro bulunuyor. Bu kadronun İran’a bakışını........
