Gazze çığlığı fon krizinde kayboldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda yüreğinden kopan ““Bugün kalbimle kelamım arasına yine perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim.” diyerek seslendirdiği “Gazze çığlığı” önemliydi.
“Kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın. Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir. Bu, insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde insanlık olan, yüreğinde merhamet, şefkat olan, insaf ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.”
Bundan sonra en sarsıcı ifadeleri geldi sayın Cumhurbaşkanı’nın. Gazze neydi, onu insanlığın görmesi gerekiyordu.
“Gazze, dedi, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.”
En büyük çocuk kabristanı… En yüksek uzvu kesilen çocuklar bölgesi… En utanç verici temerküz kampı…
İsrail gerçekleştirmişti bunu, Netanyahu yönnetimindeki İsrail.
BM Genel Kurulu, Türkiye’de dehşet verici bir krizin yaşandığı günlere denk gelmişti. Cumhurbaşkanı’nın konuşması pek çok tv kanalında yer aldı, bunu gördük ama benim dikkatimi bir başka şey çekti.
İktidara yakın medyada, özellikle köşe yazılarında “Gazze çığlığı” dair pek bir heyecan, hassasiyet gözlenmedi. Oysa seçim konuşuluyordu ve........
