menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çepeçevre yalanlarla sarılmışız

37 155
19.02.2026

“Biz bu hale mi düşecektik?” endişesi yerindedir. Etrafımız çevrili. Tek dostumuz kalmadı. İçerde ayrışma hamleleri devam ediyor. Yetmiyor, tarihin tanıdığı en kanlı terör hareketlerinden birinin başı “müzakereci” edilmek isteniyor. Partisinin adamlarının ağzı kulaklarında. Tam havaya girdiler. Dillerinin, isteklerinin zerrece ayarı yok.

Dem’in açılımı Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi. “Halkların eşitliği” ve “halkların kardeşliği” söylemi kadar ayırıcı, ayrıştırıcı bir söz arasanız zor bulursunuz. Bu, Marks’ı kızdıracak Marksist söylemin Sovyetler başta, türlü uygulamasını biliyoruz. Görülmemiş zulümlerle yalnız düşmanlık doğurdular. “Türkiye halkları” dedikleri kompartımanlara ayırma da tam odur. Aynı sonucu doğurur.

PROBLEMİN KAYNAĞI İÇERDE

Sadece onlar mı? İktidar partimizin dili de kompartıman dili. CHP’ninki de Dem’den demli. Her yerde burada şunlar şunlar yaşıyor diyerek milleti dilimlere bölmek, düşmanların trilyonlar harcayarak yapamayacakları kötülüklerdendir. Ezerken “eziliyoruz” diyenlerin propagandasına katılanlar, yönetenler, yönetecekler bunları görmüyor, bilmiyor olamaz.

Evet bütün kimlikler yaşar ve yaşatılır. Üst kimlikle kavga etmemek ve ettirilmemek kaydıyla yaşar. Türk devletlerinde yaşar. Türkiye Cumhuriyeti’nde de her tür ferdî hakta eşit olarak zaten yaşıyor. Hani diyoruz ya, problemin kaynağı daima içerdedir. Yara açacak ve devamlı kanatacaksınız ki memleket başını kaldıramasın!

Başını kaldırırsa ne olacağı belli. Tarihte olan bugün de bugüne göre olur. İlber Hoca Ankara’da hep anlatırdı: ”Bir batılıyla Türklüğe tavırlarını tartışırsınız. Her şeyi kabul ettirirsiniz. ‘O halde........

© Karar