Bir Kez Daha “Katil Amerika”
ABD/İSRAİL saldırılarının azgınlaştığı bir dönemden geçmekteyiz. İran’a dönük başlatılan son saldırı(lar) kimi “gerekçelere” dayandırılmak istense de asıl amacın ne olduğu unutulmamalı ve emperyalist karşıtlarının ve bütünüyle mazlum ulus ve halkların savaşım gücü etkilenmemeli. Elbette büyük propaganda aygıtları ve değişik düzeyde manipüle edip yanıltan emperyal işbirlikçiler/piyonları unutmadan.
Saldırganlığın temel dürtüsünü görmek ve tanımlamak, buna uygun politikalar/cepheler örmek ülkemiz için de ivedilikle başarılması gereken bir zorunluluktur. Öncelikle emperyalizmin, bugünkü merkezi olan ABD’nin karakterini ve “zorunlu” hamlelerini doğası gereği anlamak durumundayız. Kişisel ihtirasların ya da tercihlerin bir sonucu gibi yorumlar gerçeklikten uzak yorum ve yaklaşımlardır. Bu bağlamda genel anlamda “Savaşa hayır!” sözü yerine somut hedef tanımlamasıyla “ABD/İSRAİL/NATO bileşenlerinin emperyal saldırılarına/savaşına hayır” demeyi öne çıkarmak gerekir.
“Haklı savaş”- “haksız savaş” tartışma ya da polemiğine girmeden devam etmek isterim. ABD ve bileşenlerinin uzak geçmiş sayılan ve unutturulmaya çalışılan saldırı ve kırımların yaşandığı Kore-Vietnam-Kamboçya-Afganistan-Orta ve Güney Amerika örneklerinden sonra daha dün sayılabilecek Irak, Libya, Suriye, Filistin’de yaptıkları, Venezuela ve Küba başta olmak üzere kendine karşı olan ve yeraltı/yerüstü birçok değere sahip, oldukça da jeopolitik konumdaki ülkelere yönelip adeta sırayla “eşkıyalık”/ “ kovboyluk”/ “haydutluk” yapması, ülkeleri işgal etmesi, yağmalayıp, yönetim yıkıp yönetim kurması, çirkef-çirkin-vampir yanını görmemize yetmez mi?
“Bölgemizde savaş istemiyoruz!” “Sivillerin vurulmasına göz yumulamaz!” “İran füzeleri yetersiz ve bu nedenle sivilleri........
