menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Algılar ve Olgular/ “Algı Oluşturma” Üzerine

13 0
21.01.2026

Son yıllarda artan, dahası çığırından çıkan bir etkileme gücüyle, bir “algı yönetimi” ile karşı karşıyayız. Sadece ülkemizde olmayıp tüm dünyayı saran bir “yönetişim sanatı” sanki. Yönetsel kadroların ötesinde halk yığınlarını da giderek içine alan, almayı amaçlayan, gerçekliğin sosyolojik tersyüz edilişi. Aslında siyasal-kültürel anlamda egemen gücün kendi dünyası/çıkarları ve geleceği için kurguladığı bir senaryo; algı oluşturma, algıyı biçimleme, kişisel ve toplumsal eğilimlere bu düzlemde yön verme “sanatı(!)”. Almanya’da Nazi Propaganda Bakanı Goebbels’in “yalan, daha büyük yalan” diye sürekli yinelemesinde olduğu gibi.

Önce, “algı” ve “algılamak” kavramlarının bilimsel karşılığına ilişkin kimi sözlerin ve tanımlamaların bir bölümünü anımsayalım.

“Algı, bir uyarının bilinçli olarak kavranması ve yorumlanabilmesidir.”

“Duyu organlarımızca kaydedilen uyarıcılar beyin tarafından değerlendirilip/yorumlanıp anlamlı duruma getirilir.”

Algılamak, bir olgunun, bir olayın, bir durumun ya da bir nesnenin duyumsanarak bilinç alanına çıkmasıdır.”

Bir gerçekliğin sezinlemekten ileri giderek içselleşmesi, bilinç düzeyinde anlamlandırılması; eski karşılığıyla “idrak etmek”

“Duyulanın, görünenin, nitel yönüyle kavranması.”

“Algılama”, sadece çevreden izlenim alma değil, ilgili verileri çözümleyip bir yargıya bağlayabilmektir de!

Algılamanın yetenekle/zekayla ilgisi kuşkusuz var. Dahası nörolojik bozukluk elbette algıyı ve algılama sürecini etkileyecektir.

Ayrıca duyu organlarımızın her veriyi yorumlayıp anlam verme süreci diye de tanımlayabiliriz, “algı” yı.

Bütün bu tanım ve daha da çoğaltılabilecek değerlendirmelerin ötesinde ülkemizi ve bütünüyle dünya insanlığını ilgilendiren konunun sorunsal yönü; “algılar” ve “olgular” ya da gerçekliğin “öznel” ve “nesnel” durumu/akışı.

“Algı/Algılama........

© Karadeniz'de sonnokta