İlginç zamanlarda yaşıyoruz
Bir algoritma lafıdır gidiyor. Daha doğrusu, gitmiyor, yayılıyor. Çünkü algoritmaların hayatımızı etkilediği alan gittikçe genişlemekte.
Kimimiz hala hayret çığlıkları atıyor: “Bayram değil, seyran değil, niye bana birden gençlik reklamları gelmeye başladı?”
Ya da: “Vallahi bunlar aklımdan geçeni okuyorlar. Bir siteye uyuz nedir diye sormuştum. Sormaz olaydım. Durmadan uyuz ilacı reklamları geliyor. Halbuki arkadaşım içindi.”
Ve bazen de: “Aaa, niye artık altın madenlerine karşı çıkan hızlı çevreci arkadaşlarımın mesajları bana ulaşmıyor?”
Bütün bu soruların yanıtı, çoğumuzun ne olduğunu bilmediği algoritmalardır diyebiliriz. Algoritmanız öyle istiyor.
Büyük ozanımız Yunus Emre’nin manevi hatırasına saygısızlık etmeksizin söyleyeyim:
“Evet, bir ben vardır benden içeri, beni benden daha iyi tanıyan”., işte onlar algoritmalardır.
Çağımız gözetim çağıdır. Birileri sürekli bizi gözetliyor.. Algoritmalara veri sağlıyor.
Söz gelimi, bir reklamcı bana mesaj göndereceği zaman , önce “bulutun” içinde saklanmış olan künyeme bakıyor, yaşımı başımı gözden geçiriyor, son zamanlara attığım mesajları tarıyor, gelenleri okuyor, beğendiklerimi ve cevap verdiklerimi not ediyor, takıntılarımı hatırlıyor, sorular sora sora ilerliyor, bir sonuca varıyor ve düğmeye basıyor!
İşte algoritma böyle bir süreç: Rehber, filtre, nizamiye bekçisi, casus ve........
