Meydanlarda tam gaz, makamlarda hep fos
Hepimizin hayatında derin hayal kırıklığına uğradığı anlar vardır. Beklentilerinin boşa çıktığı…
Bir genç olarak hayatımın son iki yılını siyaseti fazlaca takip ederek geçirdim. Türkiye’deki çoğu genç gibi. Bu bir tercih değil, maruz kalma aslında. Ülke gündemi o noktaya gelmek zorunda bırakıyor insanı. Birkaç yıl önce ofisteki bir ağabeyimin o cümlesi geliyor aklıma, “Ne kadar kötü durumda olduğumuzu anlamak için refah seviyesi yüksek ülkelerdeki akranlarımızın nasıl yaşam sürdüğüne bakmalıyız.” Bu cümle, ilk duyduğum günden beri her an ister istemez kendini hatırlattı bana.
Refah seviyesi yüksek olan ülkelerde benim yaşımdaki bir genç ne yapıyor? Yaşamadım ki, bilmiyorum… Ama şunu biliyorum, ay sonunu getiremediği için günlerce makarna ile beslenmek zorunda değiller, bir gece dışarıda vakit geçirirse bütün ay boyunca o gün harcadığı paranın hesabını yapmıyorlar, ülkelerindeki hukuksuzluklara kafalarını takmıyorlar çünkü ekonomik problemleri yok denecek kadar az, belki de ülkelerindeki siyasi gündemi o kadar takip etmiyorlar ki başbakanlarının ismini bile bilmiyorlar.
Ülkemize dönüp baktığımızda durum vahim bir hal alıyor. Hayatlarına bakması, gençliğinin tadına varması gereken gençler bırakın cumhurbaşkanını, başbakanı; bakanların, yardımcılarının,........
