Hasan Tahsin ve gazeteciye “şey” diyen yan yana gelir mi?
Her insan çocukluğunda, gençliğinde, belki de yetişkinliğinde belli başlı benzetmeler yapar. Çocukluğunda babasını, izlediği çizgi filmdeki süper kahramana; gençliğinde ise kendisini idolü olan kişiye…
Her yaşta bu benzetmeler arasında kendince bir ortak nokta bulur. Babası, her ihtiyacı olduğunda yardımına koşuyordur, tıpkı bir süper kahraman gibi. Kendi her türlü haksızlığa, hukuksuzluğa etiyle kemiğiyle karşı çıkıyor, mücadele ediyordur, tıpkı olmak istediği kişi gibi.
Şimdiye kadarki hayatımda garipsediğim bir benzetme olmamıştı kendimde ya da çevremde denk geldiğim çolukta, çocukta, yetişkinde… Yıllar önce bir otomobil markasındaki, “benim babam T…ta gibi adam” sloganı bile iyi bir benzetmeydi. Teşbihte hata olmaz sonuçta.
Geçtiğimiz 1 hafta boyunca bu cümleyi “teşbihte hata olmazdı” diye düşünmek zorunda kaldım. Çünkü direniş kenti olan İzmir’de son süreçte akıl almaz benzetmeler yapılıyor.
Kurtuluş Savaşı’nın İzmir’deki sembolü olan, işgal sırasında Yunan askerlerine karşı sıktığı “ilk kurşun” ile direnişin fitilini ateşleyen gazeteci Hasan........
