İNSANLAR YAŞADIĞI GİBİ İNANMAYA BAŞLADI
Bir zamanlar kapitalizme, tüketim çılgınlığına, seçkinlerin imtiyazlarına, devletin zorbalığına, adaletsizliğe, yoksulun ezilmesine, Batı taklitçiliğine, Amerika’ya, faize, israfa ve ahlaki yozlaşmaya itiraz ediyorlardı. “Hak gelecek, bâtıl zail olacak” derken vaat ettikleri şey yalnızca başörtüsünün serbest olması veya dindar insanların devlet kademelerine gelmesi değildi. Çok daha büyük bir iddiaları vardı: Başka türlü bir insan, başka türlü bir toplum, başka türlü bir iktisat ve nihayet başka türlü bir medeniyet mümkündür.
İşte asıl imtihanda o gün başladı
Çünkü adaleti, size adaletsizlik yapılırken savunmak kolaydır. Asıl mesele, iktidar sizin elinizdeyken adaleti savunabilmektir. Kendi arkadaşınız mağdur olduğunda hukuk istemek kolaydır; size hiç benzemeyen biri mağdur edildiğinde de aynı hukuku isteyebiliyor musunuz, mesele budur.
Bir zamanlar eski seçkinlerin servetinden, ihtişamından ve imtiyazından şikâyet ediliyordu. Sonra........
