Yusuf suresi ne anlatıyor - 4
Bu surede Allah diyor ki İmanı ve iddiasıyla doğru olanlar, ne kadar iftira, karalama ve cezalandırma ile karşı karşıya kalsalar bile Allah, mutlaka onları temize çıkaracak ve onları kaybettiklerinin çok daha büyük ve güzeli ile mükâfatlandıracaktır.
Ve yine Yusuf suresi diyor ki; Gerçek iman ve gerekli samimiyet mutlaka yüz ağartacak, göz ve gönül hoşnutluğu doğuracak ve başı dik tutacaktır. Yusuf’un evinde büyüdüğü, kendisine güzel imkânlar sağlayan efendisine hitaben ‘’ Bilin efendim, ben emanete ihanet etmedim ‘’ demenin doyumsuz huzuru, güven ve zaferi...
ve yine ne diyordu Yusuf ‘’ Götürün şu gömleğimi babama ‘’ Göz ve gönül aydınlığı olsun kendisine ‘’ Biz başardık baba!
Bu huzur, başarı ve güven; küstahlık ve haddi aşmama çizgisini de belirgin şekilde ortaya koyarak; Elbette ben kendisini her türlü hatadan vareste gören bir kişi de değilim. Mevcut kazanım ve başarım Allah'ın izni, inayet ve yardımı ile mümkün oldu dedirtecektir vahiyle dirilmiş, yoğrulmuş ve olgunlaşmış Yusuf'a
Siz imanınızda ve iddianızda samimi olun; Allah'a ait ve Allah'a özgü hiç bir özelliği basit bir mahluka vermeyin; güç, kuvvet ve kudretin ve elbette mülkün gerçek sahibinin Allah olduğunu ikrar ederseniz her türlü makam, mevkii, güç ve imkanları zaten size seferber edecektir Allah...
Değil Mısır, çağlar ötesine Sultan…
Kral dedi ki getirin onu bana, ona yanımda hatırı sayılır bir güç, etki ve yetki vereceğim...
Yaptığınız güzelliklerin karşılığı bu dünyada iken böyle olmasına rağmen bir de ahiret mükâfatını düşünsenize...
Siz Yeter ki iman edin, imanınıza zulüm bulaştırmayıp titizlikle muhafaza edin, geri kalan dudak uçuklatan mükafat benim üzerime vacip olsun diyerek mukabele eder yaradan...
Gelelim mi hayatına kast eden kardeşlerin ihanetini en ahlâkî en nezih ve en edip şekilde onlara göstermesine..!!?
Hem fert ve hem de toplumsal olarak güç, kuvvet, kudret ve zenginlik sahibi mi olmak istiyorsunuz !?
Yusuf ne güzel örnek bizlere..!!
Dedik ya Yusuf olmak, mümin olmak ve nihayetinde de Kur'an ile inşa olmak, muhteşem ve keskin bir feraset sahibi olmak demektir ki bu; Tahıl için verdikleri ödenek, bir daha ki gelişlerinin önünü tıkayabilir. Zira kıtlık var, üretim yok, satış yok, kazanç yok...Bunca yoklar içerisinde bir daha ki dönüşü risk edemem" aldıkları tahıl için ödedikleri akçeleri koyun onların tahıl torbalarının içerisine!!
Hataya, yanlışa ve yanılgıya yer yok ve her şey ince ve detaylı şekilde düşünülmüş, tıpkı bir YUSUF gibi...
Hem geri dönmeleri için sermayeleri iade edildi hem de geri dönmelerine sebebiyet verecek miktarda bir tahıl!!
Nasıl hesap, nasıl ölçek ve nasıl bir feraset değil mi !!?
Dedik ya hataya, yanlışa, yanılgı ve riske yer yok diye...
73 ayette dediler ki biz hırsızlık yapanlar ve düzen bozucular değiliz!
Evet, ilk bakışta öyle gibi görünüyor değil mi !?
Oysa, su kabı nedir?! Bunlar koca bir hayatın, yaşam hakkının hırsızı ve katilleri değiller mi !?
Bunlar, yıllar önce düzeni bozan ve kıskançlıkları yüzünden koca bir aile, resul ve Sünnetullaha sabotaj yapanlar değiller mi !?
Dahası 77 ayete geldiğimiz de çalma, haysiyet, onur, itibar suikastı ve şeref hırsızlığına devam ederek Yusuf'a bir kez daha iftira ederken kardeşi, Yusuf'un terbiyesi ile terbiye olmuş Bünyamin de kurban verilir aşağılık kıskançlık ve hased hastalığına. ‘’ Bunun kardeşi Yusuf da bir zamanlar aynı işe yeltenmişti, bunun da yapmış olması mümkündür ‘’ dediler!
Ve yine Yusuf gibi ve Yusuf’a yakışan nidalar dökülüverir o mübarek dudaklardan!
" siz hâlâ aynı çukur seviyedesiniz "
Sanırım ilk yazımız da ‘’ bitip tükenmez derslerin, öğüt, uyarı ve nasihatlerin var olduğu bu süreye yapılacak en büyük sabotaj; sadece bir yüz güzelliği ve buradan istifade etmek isteyen bir şehvet budalasının mücadelesine indirgenmiş olmasıdır, demiştik.
İkinci bir sabotaj olarak ‘’ Yusuf Mısır’a sultan oldu ‘’ iddiası ve ayıbıdır!
Güneş’in, Ay, Yıldızlar ve koca Samanyolu’nun ikrar edip teslim olduğu bir Yusuf’u Mısır ile sınırlı tutmak hangi aklın ürünüdür? Dünya’nın toplam yüzölçümü karşısında Mısır’ın cürmü nedir? Hiç mi aklınızı kullanmayacaksınız?
Bırakın Mısır’ı Dünyanın cürmü nedir Samanyolu karşısında?!
Yusuf, Kurbağa ürkütmek için taş atacak kişi midir? Kralları, Nemrutları, Firavun ve bilumum despotları, güç ve kudret budalası olmuş bütün yığınları karşısına alıp ‘’ Hadi bütün gücünüzü bir araya getirin ve bana tuzak kurun ve öyle ki göz bile açtırmayın bana ‘’ diyen Yusuf Kurt, Tilki ve Çakalı ciddiye alacak kişi midir?!
Siz bu kitabı ne zaman anlayacaksınız?
Tüm dünyaya, bütün asırlara ve kendisinden sonra gelecek milyarlar ve belki de trilyonlarca insana bitip tükenmez veri sunan süre ve onun başkahramanının, muhteşem aksiyon adamı, yürek insanı, ilim ve şefkat timsali bir Yusuf’u birkaç KM2 arasına sıkıştırırken hiç mi utanmadınız?
Sızlamadı mı vicdanınız?
Bu kitabı gerisin geriye atmak, Öksüz bırakmak, duyarsamamak, ciddiye almamak bu değilse nedir?
Yusuf, çağlar ötesinin ve Dünyanın da değil, Geleceğin ve Ahiretin sultanıdır…
SELAM OLSUN BÜTÜN NEBİLERE, RESULLERE, VAHYİN İDRAKİNE VARMIŞ MÜDRİKLERE……
