Allah’ın Kulu Aliya
Bazı insanlar vardır; düşünceleriyle çağını aşar, mücadeleleriyle tarihe iz bırakır, tevazularıyla gönüllerde yaşarlar. Onları anlamak için ideolojik gözlükleri çıkarmak, hayatlarına ve mücadelelerine hakkaniyetle bakmak gerekir. Bu müstesna şahsiyetlerden biri de Bosna-Hersek’in bağımsızlık mücadelesine önderlik eden, Aliya İzzetbegoviç’tir.
Avrupa’nın ortasında, sosyalist bir düzenin hüküm sürdüğü Yugoslavya’da, daha genç yaşlarında Genç Müslümanlar hareketi içinde yer alarak inancı ve düşünceleri uğruna mücadele etmeye başladı. Bu uğurda hapis yattı, baskılara maruz kaldı ama fikirlerinden vazgeçmedi. Onun mücadelesi yalnızca bir milletin bağımsızlık arayışı değil, aynı zamanda kimliğini, inancını ve insanlık onurunu koruma mücadelesiydi.
1992-1995 yılları arasında Bosna-Hersek’te yaşanan savaş, insanlık tarihinin kara sayfalarından biri olarak hafızalara kazındı. Binlerce insan katledildi, şehirler yıkıldı, aileler parçalandı. Srebrenitsa başta olmak üzere işlenen savaş suçları, Avrupa’nın göbeğinde insanlığın nasıl büyük bir vicdan sınavından geçebileceğini gösterdi. Aradan geçen yıllara rağmen bulunan toplu mezarlar, yaşanan acıların henüz dinmediğini hatırlatıyor.
İşte böyle bir dönemde Aliya, yalnızca bir komutan ve devlet adamı olarak değil, ahlaki duruşuyla da öne çıktı. Savaşın en karanlık günlerinde bile intikamı değil, insanlığı savundu. Savaşmayan sivillere zarar verilmemesini, masum insanların korunmasını, hatta meyve ağaçlarının kesilmemesini öğütleyen bir anlayışın temsilcisiydi. Çünkü ona göre asıl mesele, yalnızca savaşı kazanmak değil, savaşırken insan kalabilmekti.
Aliya’ya atfedilen şu söz, onun mücadelesini özetler niteliktedir:
“Savaşı, düşmana benzediğiniz zaman kaybedersiniz.”
Bu anlayış, yaşananları unutmak anlamına gelmiyordu. Aksine, adaleti savunurken nefrete teslim olmamak, geçmişin acılarını hatırlarken geleceği düşmanlık üzerine kurmamaktı. Bosna halkına bırakılan en önemli miraslardan biri de bu hassasiyetti: Unutmamak ama düşmanlığa da mahkûm olmamak.
Aliya, Boşnakların kimliğini yalnızca bir ırk üzerinden........
