menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eskiden Gençti, Şimdi Emekli: Siyasetçiler ve Eski Bürokratlar Hayatın Neresinde?

3 0
24.02.2026

Bir dönemin genç siyasetçileri, enerjik bürokratları, koridorları hızlı adımlarla arşınlayan isimleri… Bugün birçoğu emekli. Kamera önünde değiller, manşetlerde yer almıyorlar. Peki şimdi ne yapıyorlar? Daha da önemlisi, hayatın neresindeler?

Türkiye’de siyaset ve bürokrasi uzun yıllar boyunca genç yaşta girilen ama geç yaşta bırakılan alanlar oldu. Bir kuşak, hayatının en verimli yıllarını devletin farklı kademelerinde geçirdi. Gece yarısı toplantıları, kriz masaları, yoğun gündemler… O tempo bittiğinde geriye büyük bir sessizlik kaldı.

Bugün emekli olan eski siyasetçilerin ve bürokratların bir kısmı göz önünden tamamen çekilmiş durumda. Kimisi küçük bir şehirde sakin bir hayatı tercih etti, kimisi yıllardır ertelediği okumaya, yazmaya yöneldi. Uzun yıllar karar veren pozisyonda olan bu isimler için “karar dışı kalmak” başlı başına yeni bir deneyim.

Bir diğer grup ise tecrübesini farklı alanlara aktarıyor. Danışmanlık yapanlar, sivil toplumda görev alanlar, üniversitelerde ders verenler var. Resmî sıfatlar gitmiş olsa da bilgi ve deneyim hâlâ talep görüyor. Ancak bu talep eskisi kadar görünür değil.

Dikkat çeken bir nokta da şu: Bu kuşak, bugünün hızına ayak uydurmakta zorlanabiliyor. Siyasetin dili değişti, bürokrasinin işleyişi dönüştü, iletişim mecraları başkalaştı. Bir zamanlar karar mekanizmasının merkezinde olan isimler, bugün sosyal medyada izleyici konumunda.

Bazıları için bu durum bir rahatlama. Yıllar süren stresin ardından gelen sade bir hayat, geç kalınmış bir ödül gibi görülüyor. Sabah kahvesini acele etmeden içmek, gündemi takip etmek zorunda olmamak, telefona her an cevap vermemek… Küçük ama kıymetli detaylar.

Ancak herkes için tablo bu kadar huzurlu değil. Uzun süre güç ve yetkiyle iç içe yaşayan insanlar için emeklilik, kimlik sorusunu da beraberinde getiriyor. “Ben artık neyim?” sorusu, bu dönemin en zor sorularından biri hâline geliyor. Özellikle aktif siyasetten gelenler için bu boşluk daha derin hissediliyor.

Bugünün gençleri, bu kuşağa bazen mesafeli bazen eleştirel bakıyor. Oysa bu isimler, Türkiye’nin yakın tarihine tanıklık etmiş insanlar. Krizleri görmüş, dönüşümlerin içinde bulunmuş bir hafıza söz konusu. Bu hafızanın tamamen kenarda kalması, önemli bir kayıp olarak değerlendirilebilir.

Öte yandan, bu durum bir kuşak değişiminin de doğal sonucu. Her dönem kendi aktörlerini üretir, sonra sahneyi yenilerine bırakır. Asıl mesele, bu geçişin nasıl yapıldığıdır. Tecrübe ile yeniliğin birbirini dışlamadan buluşabilmesi, sağlıklı bir toplumsal denge için önemlidir.

Eskiden genç olan, bugün emekli hayatı yaşayan siyasetçiler ve bürokratlar artık daha çok izliyor, daha az konuşuyor. Belki de ilk kez bu kadar serbestler. Zaman gösterecek; bu sessizliğin kalıcı mı yoksa yeni bir rolün habercisi mi olduğunu.

Ama bir gerçek var: Dün karar verenler, bugün hayatı yeniden öğreniyor. Ve bu, çoğu zaman en zor görevlerden


© İstiklal