menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TÜRKİYE’DE GÜVEN KRİZİ

37 0
23.07.2026

TÜRKİYE’DE GÜVEN KRİZİ

Ahbap Tartışmaları Üzerinden Sosyal Medya, Şöhret ve Dijital Çağın Yeni İnanç Biçimi

İnsan, en çok zor zamanlarda inanmak ister.

Çünkü kriz anlarında insan yalnızca bir çözüm aramaz.

Belirsizliğin içinde kendisine "yalnız değilsin" diyecek bir işaret arar.

İşte tam da bu yüzden büyük toplumsal travmalar, sadece fiziksel yıkımlar oluşturmaz.

Aynı zamanda toplumların güven haritasını da yeniden şekillendirir.

6 Şubat depremleri Türkiye için yalnızca şehirlerin, binaların ve hayatların yıkıldığı bir felaket değildi.

Aynı zamanda milyonlarca insanın "Kime güveneceğim?" sorusunu yeniden sorduğu tarihi bir kırılmaydı.

Çünkü afet zamanlarında insanın en büyük ihtiyacı sadece yardım değildir.

Ve 21. yüzyılda güvenin yeni adresi artık yalnızca kurumlar değildir.

Bazen bir ekran görüntüsü…

Bazen milyonlarca takipçisi olan bir kişi…

Bazen saniyeler içinde yayılan bir paylaşım…

Toplumun kararlarını etkileyebilir.

İşte sosyal medya çağının en büyük paradoksu burada başlıyor:

Hiç olmadığı kadar bağlantılıyız.

Ama hiç olmadığı kadar da manipülasyona açığız.

Dijital Çağın Yeni Kahramanları Nasıl Oluşuyor?

Geçmişte toplumların güvendiği kişiler uzun yıllar boyunca oluşturdukları mesleki kimliklerle öne çıkardı.

Bir doktorun itibarı…

Bir akademisyenin güvenilirliği…

Bir gazetecinin mesleki geçmişi…

Bir kurumun onlarca yıllık hafızası…

Bunlar güvenin temel kaynaklarıydı.

Bugün ise dijital çağ farklı bir düzen kurdu.

Artık görünürlük, güvenin ön koşulu gibi algılanabiliyor.

kişiler toplumda doğal olarak daha güvenilir kabul edilebiliyor.

Psikolojide buna halo etkisi deniliyor.

Bir kişinin bir özelliği, diğer tüm özelliklerinin olumlu değerlendirilmesine neden olabiliyor.

Bir sanatçının samimi bulunması…

Bir sosyal medya hesabının milyonlara ulaşması…

Bir kişinin toplumun sevdiği bir kimliğe dönüşmesi…

Zaman içinde o kişiye duyulan güvenin başka alanlara da taşınmasına neden olabiliyor.

Ancak burada kritik soru ortaya çıkıyor:

Sevilmek ile güvenilir olmak aynı şey........

© İstiklal