menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaza Mı, Yeni Savaşın Provası Mı?

1 0
yesterday

İsrail sandığa giderken Türkiye ile gerilim tırmanıyor, Suriye yeni bir cepheye dönüşüyor: Ankara, “tesadüf” ihtimalini istihbarat gündeminde değerlendirmek zorunda

Bazı dönemler vardır...

Birbirinden bağımsız görünen olayları yalnızca ayrı ayrı ele alırsanız bütünü göremezsiniz.

Bir enerji hattı kesilir.

Bir limanda yangın çıkar.

Bir haber sitesine siber saldırı düzenlenir.

Bir diplomatik kriz derinleşir.

Bir ülkenin iç siyaseti sertleşir.

Ardından başka bir ülkede seçim yaklaşır.

Tüm bu gelişmeler aynı jeopolitik zeminde art arda yaşanmaya başladığında, gazetecinin görevi artık yalnızca “ne oldu?” sorusunu sormakla sınırlı değildir.

“Bütün bunlar aynı dönemde neden oluyor?”

sorusunu da sormak gerekir.

Ben bugün Türkiye-İsrail ilişkilerine tam da bu perspektiften bakıyorum.

Ancak bir gazeteci olarak kritik bir çizgiyi koruyorum:

Şüphe başka şeydir, delil başka.

Bugün elimizde Girne açıklarındaki Filo Jet faciasının veya Marmara'daki Silivri gemi kazasının İsrail tarafından gerçekleştirildiğini gösteren doğrulanmış bir kanıt bulunmuyor.

Bu nedenle söz konusu iki olayı “İsrail operasyonudur” şeklinde sunmak gazetecilik değil, varsayımı gerçek yerine koymak olur.

Bununla birlikte Türkiye ile İsrail arasındaki gerilim hızla tırmanırken, Suriye'deki Türk askerî varlığı ihtimali İsrail tarafından doğrudan tehdit olarak değerlendirilirken, İsrail sandığa hazırlanırken ve bölgede hibrit savaş yöntemleri giderek yaygınlaşırken başka bir soruyu sormak da gazetecinin sorumluluğudur:

Türkiye'nin güvenlik........

© İstiklal