menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HABERİ YAZANLARIN HABERİ YOK!

14 0
28.06.2026

Türk Medyasının Sessiz Çöküşü ve Kaybettiğimiz Meslek Onuru

Bir ülke, gazetecisini kaybettiği gün yalnızca bir meslek grubunu kaybetmez.

Gerçeğe ulaşma cesaretini de kaybeder.

Çünkü gazeteci yalnızca haber yazmaz.

Kameraman yalnızca görüntü çekmez.

Editör yalnızca metin düzeltmez.

Yönetmen yalnızca canlı yayın yönetmez.

Reji çalışanı yalnızca düğmeye basmaz.

Bizler; bu ülkenin hafızasını, tanıklığını ve vicdanını her gün yeniden inşa eden görünmeyen insanlarız.

Fakat acı olan şu ki...

Türkiye'de milyonların haber alma hakkını omuzlayan medya emekçileri, yıllardır kendi haklarını konuşamaz hâle geldi.

2000'li yılların başında medya sektöründe çalışmak; yalnızca maaş almak değildi.

Bir gazetecinin kartviziti kapıları açardı.

Bir kameramanın omzundaki kamera yalnızca cihaz değildi; tarihe tanıklık eden bir gözdü.

Bir yönetmenin reji masası yalnızca teknik ekipman değildi; milyonların aynı ana şahit olduğu yerdi.

Bugün teknoloji büyüdü.

Yapay zekâ haber yazmaya başladı.

Ama aynı yıllarda medya çalışanının değeri sessizce küçüldü.

Eskiden bir haberi hazırlayan beş kişi vardı.

Bugün aynı iş bazen tek kişiden bekleniyor.

Muhabir haber yapıyor.

Canlı yayına çıkıyor.

İnternet haberini yazıyor.

Sosyal medya videosunu hazırlıyor.

Editör artık yalnızca editör değil.

Sosyal medya editörü...

Teknoloji üretimi kolaylaştıracaktı.

Biz ise teknolojiyi insan azaltmanın bahanesi hâline getirdik.

Sonra maaşlar erimeye başladı.

Ama medya çalışanının emeği aynı hızla değer kazanmadı.

Fazla mesai normalleşti.

Hafta sonu sıradanlaştı.

Bayramlar çalışma gününe dönüştü.

Gece ile gündüz arasındaki çizgi kayboldu.

Gazeteci, haber nöbetinden çıkıp market hesabı yapmaya başladı.

Bir kameraman, ülkenin en önemli canlı yayınını tamamladıktan sonra evine dönerken çocuk bezinin fiyatını hesaplamak zorunda kaldı.

Bir editör, milyonların okuyacağı........

© İstiklal