Zenginde Fon, Fakirde Don Krizi
“Zenginin fonu büyürken fakirin donu gerçekten küçülüyorsa, burada artık yalnızca ekonomik değil, ciddi bir sosyolojik mesele vardır.”
Bazı ekonomik krizler vardır; rakamlarla anlatılır. Enflasyon oranı, faiz, döviz kuru, satın alma gücü… Bir de halkın mutfakta yaşadığı kriz vardır ki TÜİK’in tablolarına pek sığmaz. Çünkü insan bazen ekonomik krizi hesap makinesiyle değil, markette eline aldığı ürünün fiyat etiketine bakıp “Ben bunu geçen ay almıştım, şimdi niye bana düşman gibi bakıyor?” diyerek yaşar.
Son zamanlarda ise ekonomik eşitsizliğin başka bir yüzü daha görünür hale geliyor: Zenginde fon, fakirde don krizi.
Buradaki “fon” yalnızca finansal yatırım değil. Zenginin geleceğini garanti altına alma biçimlerinin tamamı. Fonlar, yatırımlar, gayrimenkuller, dövizler, hisseler… Fakirin fonu ise çoğu zaman ay sonuna kadar dayanabilme stratejisidir.
Zengin “paramı nasıl değerlendireyim?” diye düşünürken, dar gelirli “bu ayı nasıl değerlendireyim?” diye düşünüyor.
İkisi arasındaki en büyük fark belki de burada.
Çünkü ekonomik eşitsizlik sadece insanların........
