menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyonist Direnişin İflası ve Son Kale: Yemen-Lübnan

35 0
27.06.2026

Bölgedeki büyük fırtınanın ayak seslerini kaleme alırken, beni takip edenler hatırlatacaktır, bir gerçeğin altını ısrarla çizmiştim. Küresel şer aklı ve İsrail, Orta Doğu’da nihai ve kesin bir sonuç elde etmek istiyorsa, her şeyden önce Yemen’i hedef almak zorundadır. Çünkü biliyorlardı ki Yemen düşerse, direnişin coğrafi ve stratejik derinliği bütünüyle çökecektir. Eğer bunu ilk hamlede başaramazlarsa, küresel ve bölgesel diplomatik kanalları kullanarak Yemen’i izole edecekler ve ardından kesin darbeyi vurmak için büyük bir savaşı başlatacaklardı. Bugün geldiğimiz noktada, o günlerde yaptığım uyarıların haklılığı sahada kanla ve jeopolitik kırılmalarla birer birer tescilleniyor.

​Bölgedeki son gelişmeleri okuyamayanlar, Lübnan'ın güneyinde sağlanan sözde ateşkesleri bir "başarı" gibi pazarlamaya çalışırken, Lübnan halkı bu teslimiyete karşı sokaklara dökülüyor. Halk, Lübnan’ın güneyini İsrail’e adeta peşkeş çeken bu utanç antlaşmasına karşı öfkeyle gösteriler düzenlerken, karşılarında yine kendi devletlerinin acizliğini buluyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, ülkesini korumak yerine İsrail karşıtı bu yurtsever göstericilere müdahale etmesi için Lübnan Ordusu'nu görevlendiriyor. Ne acıdır ki aynı ordu, İsrail ülkeyi pervasızca işgal ederken sadece arkasına bakmadan geri çekilmiş, işgale karşı direnenlerin ellerinden silahlarını zorla almaktan başka hiçbir şey yapmamıştı. Kendi halkına aslan, siyonist işgalciye karşı ise teslimiyetçi olan bu askeri akıl, Lübnan'ın trajedisini özetlemektedir.

​Zaten İsrail Başbakanı Netanyahu da saklama gereği duymayarak, "Lübnan'da büyük bir iş başardık. Sarı hatta Hizbullah silahsızlandırılana kadar kalacağız" diyerek bu durumun meyvesini nasıl topladıklarını tüm dünyaya ilan ediyor.

Bu kibirli açıklamalar, hafızası olanlar için hiç de yabancı........

© İstiklal