Kaosun Ortasında Yeni Bir Nizam: Türkiye’nin Jeopolitik Yükselişi ve Küresel Oyun Kuruculuğu
Küresel sistemin zembereğinin boşaldığı, geleneksel ittifak mimarilerinin un ufak olduğu ve haritaların kanla yeniden çizilme senaryolarının masaya sürülürken kaosun uluslararası ilişkilerin olağan bir akışı haline geldiği tarihsel bir eşikten geçmekteyiz.
Paris’ten Roma’ya, Londra’dan Berlin’e kadar uzanan Avrupa coğrafyası; kontrolden çıkan sokak olayları, sokakları ateşe veren kitlesel isyanlar, yağmalar ve içten içe yaşanan derin bir çürüyüş ile çöküşün eşiğine gelmiştir. Batı medeniyetinin kendi ürettiği krizlerin altında kalıp kontrolden çıktığı bu süreçte, Fransa’dan İtalya’ya ve İspanya’ya kadar uzanan hat derin iç çalkantılarla sarsılırken; Arnavutluk’ta, Sırbistan dahalk sokaklarında iken Balkan barışını pamuk ipliğine bağlıolduğunu bir kez daha anımsatmıştır. Öte yandan, ABD-İsrail ekseninin İran’a yönelik tırmandırdığı askeri retorik ve fiili tehditler nükleer bir eşiğin kapısını aralarken, Tel Aviv’de Netanyahu’nun siyasi geleceğinin meşruiyet krizleriyle sorgulandığı ve iktidarını korumak adına tüm bölgeyi ateşe atmaktan çekinmediği kör bir döngü yaşanmaktadır. Yemen’deki Husilerin artan saldırganlığı karşısında Suudi Arabistan’ın stratejik ezberleri bozulur ve Körfez’in güvenlik mimarisi diz çökerken, Rusya-Ukrayna savaşı tarafların askeri ve ekonomik olarak tükendiği çıkmaz bir girdaba dönüşmüştür.
Bütün dünya, medeniyetler ve devletler arası........
