Osman Gazi’den Sultan Vahideddin’e
ABD’li tarihçi H. A. Gibbons şöyle diyor:
“Büyük İskender, Attila, Cengiz Han ve Timur gibi hükümdarlar büyük fetihler gerçekleştirmişlerdir. Ancak Osman Gazi'nin büyüklüğü, yalnızca fetihlerinde değil, kalıcı bir devlet kurmuş olmasındadır. Onlar fetihlerini "borazan sesleri arasında" gerçekleştirirken, Osman Gazi "sessizce" bir devlet inşa etmiştir. Hatta denilebilir ki Osman Gazi onlardan daha üstündür. Çünkü onlardan hangisi kendi adını bir millete vermiştir?”
BİZDE OSMAN GAZİ’Yİ “CAHİL” OLARAK ANLATAN TARİHÇİ GÖRÜNTÜLÜ KANI KİRLİLERERİN KULAKLARI ÇINLASIN VEYA ÇEKİLSİN.
Osmanlı yönetici zümresinin IQ'sü yüksekti. Hem seçiyor hem yetiştiriyor hem de istihdam ediyordu.
Klasik dönem Osmanlı elit zümresinin üç özelliği vardı: Zekâ, çalışkanlık ve ahlak.
Osmanlı bürokratı yalan söylemeyi ancak yüz yılda öğrenebildi. Osmanlı'nın son yüz yılı en zor dönemiydi. Çok zor öğrendiği bu alışkanlık (yalan söylemek) Osmanlı'nın inkırazında temel unsurdur.
Osmanlı sonrasında artık "maharet" haline gelen yalancılık, siyaset dünyamızda mebzul sayıda "büyük" devlet adamı üretmiştir.
Ve üretmeye devam etmektedir.
Bir bürokrata sormuşlar;
“Her iktidar döneminde makamını nasıl bu kadar uzun muhafaza edebiliyorsun?”
“Maharetli” bürokrat şöyle cevap vermiş:
SAĞ İKTİDARLARA TABASBUS SİYASETİ SOL İKTİDARLARA YALAKALIK POLİTİKASI TAKİP EDEREK”.
Bu cevap son asrımızı özetlemiyor mu?
Mağlup olmak ihtimalinin yüksek olduğu durumlar insanı diri tutar. Galip olmak rehaveti artırabilir.
Veya şöyle diyelim: Mutlak güven içinde olmak insanı çürütür.
Tecrübeler göstermiştir ki zinde olmanın yolu ihtimaller salıncağında olmaktır.
Bundan dolayıdır ki bizim medeniyetimiz muvaffakiyeti şöyle formüle etmiş.
"Beyne'r-recâ ve'l-havf".
Nitekim aklını kullananlar ve aklını akıllı kullananlar medeniyetimizin özü olan İslamiyet ile buluşuyorlar.
Dünyaya niye geldin diye sormuşlar. "Belamı aramaya geldim" demiş.
"Bela" kelimesinin "evet" anlamı da vardır.
İmtihan anlamı da vardır. Hepimiz farklı şekillerde imtihana tabi oluyoruz. Görebildiğimiz kadarıyla en zor imtihan evlat ile olandır.
Biyolojik olarak ebeveyne ait olan evlat büyümeye başlayınca ebeveynden........
