Aile, Okul ve Toplum Üçlüsü Yolsuzlukların Kaynağı Mıdır?
Bu sistemde "aile, okul ve toplum üçlüsü" toptan yolsuzluk, usulsüzlük ve dolandırıcılık mı üretiyor?
Bu soruyu sorarken elbette, her aileyi, her okulu ve toplumdaki her kişiyi tenzih ederim.
Benim kastım, en önemli üç kurumu, aile, okul ve toplumu dikkatlerinize sunmak. Yoksa kastım bu önemli üç tüm kurumu toptan suçlamak değil.
Yani kimse sözlerimden alınmasın. Ve ben de baştan "sözüm Meclisten dışarı" diyorum. Bu sistemde yani Türkiye Cumhuriyetinde de elbette edep ve terbiye üzerine, Allah korkusu üzerine, Hak ve helal üzerine, Devlet malına saygı ve onları korumak üzere çocuklarını yetiştiren nice nice aileler vardır. Bu belirttiğim minval üzere öğrencilerini yetiştiren nice nice öğretmenler vardır. Toplumdaki fertlerden de bu minval üzere yaşayan nice nice insanlar vardır. Onlar baş tacıdır.
Ancak şurası da bir gerçektir ki, yolsuzluk, usulsüzlük, dolandırıcılık bu Ülkede had safhada ve "gelsin de nereden gelirse gelsin" , "helal-haram ver Allah'ım, bu kulun yer Allah'ım" diyenler de milyonlarcadır.
Hergün hergün yolsuzluk, usulsüzlük ve dolandırıcılık haberleri ile güne başlıyoruz. Bıktık vallahi!
Filanca Belediyede yolsuzluk, filanca kurumda yolsuzluk, fon yolsuzluğu, borsada manipülasyon vurgunu, "milyar TL'lik servetler”, o oradan çalmış, bu buradan çalmış, Devlet malından yemişler de yemişler. Kim gelirse gelsin, hangi partili olursa olsun yolsuzluk ve usulsüzlük yapmış.
Bir insanın yalnız Devlet memuru olup yalnız Belediye başkanı ya da Belediyede bir görevli olup ya da bir kurum yetkilisi olup başka da bir geliri olmadığı halde "banka hesaplarında milyarlarca TL parası olması" tek başına bir yolsuzluk ve usulsüzlük kanıtıdır. Başka kanıt aramaya gerek yok.
Banka hesapları deyince aklıma geldi.
Bu Ülkede banka hesaplarında "foyaları ortaya çıkar" diye, 3 1 normal bir ev kiralayıp sırf içine para dolduranlar da yakalandı. Şeytanın aklına........
