menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Biraz Da Biz Ölek Kardaş!”

24 0
06.10.2026

Yazımıza bir fıkra ile başlayalım.

Nasreddin Hoca bir gün, bir panayır, bir festival gibi halka açık bir eğlence yerine gitmiş. Meydanda toplanan bir kalabalığın yanına yaklaşmış ki ne görsün, on-onbeş kişi bir hoşaf kazanın etrafında toplanmış ve hiçbir kimseye müsaade etmeden ve aralarına bir başkasının girmesine de izin vermeden habire çomça çomça hoşaftan içmekte. Hoca, hoşaf kazanına ulaşmak için birkaç deneme yapmış, ancak ne mümkün, başaramamış. Ne eline bir çomça geçmiş, ne de hoşafa ulaşabilmiş. Birkaç deneme daha yapmış, bir türlü eline çomça ve hoşaf geçmemiş. Canı da öyle bir hoşaf çekmiş ki, Nasreddin Hoca’nın, sorma gitsin. Kazanın etrafındaki kalabalık daireyi birkaç kere turlamış, girmek için bir yol bulamamış. Burnuna mis gibi hoşaf kokusu geldikçe Nasreddin Hoca turlamış da turlamış. O sırada hoşaf kazanı etrafında toplanmış ve sıkı bir halka oluşturmuş adamlar, habire çomça çomça hoşaf içmekteler ve içerken bir de sürekli bağırmaktalar: “Ohhh, ohhh, öldüüüüüm, ohhhhh ohhhh öldüüüüüm.”

Düşünün ve gözünüzün önüne getirin, siz bir çomça dahi hoşaf içemezken, on-onbeş kişi sürekli hoşaf içiyorlar, ağız hizasına kadar kaldırdıkları çomça içindeki hoşafları ağızlarına boca ettikten sonra, keyiften bir de bağırıyorlar: “Ohhh, ohhh, öldüüüüüm, ohhhhh ohhhh öldüüüüüm.”

Bu duruma elbette kimse dayanamaz. Hele Nasreddin Hoca gibi hazır cevap, akıllı ve yeri geldiğinde taşı gediğine koyan birisi hiç dayanamaz.

Nasreddin Hoca bir beklemiş, iki beklemiş, bakmış ki, kimse, hoşaf kazanının etrafını boşaltmıyor ve kendisine hoşaf içmesine imkan tanımıyor. Son çare kaba kuvvete yeltenmiş ve “Heyttt diye bağırarak, hoşaf kazanının etrafındaki halkayı yarıp kazanın başına ulaşmış ve oradaki bir adamın........

© İstiklal