menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Sınıfın İklimi: Aidiyetin Sessiz Gücü

48 0
08.03.2026

Sabah sınıfın kapısını araladığımda, beni bekleyen sadece ders programı olmaz. Birikmiş hikâyeler olur. Daha çantalar yerine konmadan bir el havaya kalkar:“Öğretmenim, dün akşam babamın iş yerine gittim…”Bir başkası sabırsızdır: “Kuzenimin doğum günü vardı!”Öteki söze karışır: “Biz bebek görmeye gittik, minicikti öğretmenim!”Bir öğrencim evlerine gelen misafiri anlatmak ister, bir diğeri tatilde yaptıklarını. Bir başkası yaptığı resmi uzatır; çizgilerinde kendi iç dünyasının izlerini taşır. Kimisi de hiçbir şey anlatmaz; sadece gelip sarılır.

O an anlarım ki sınıfta bir “mutluluk iklimi” oluşmuşsa, bunun ilk göstergesi çocukların yaşadıklarını paylaşma arzularıdır. Çocuk, kendini güvende hissettiği yere hikâyesini getirir. Hikâyesini getirdiği yere kalbini de getirir.

Ben bazen netimdir. Kurallar konusunda kararlıyımdır. Sınır koyarım. Ama onlar bilirler ki bu netliğin arkasında sevgisizlik değil, güven vardır. Sevildiğini bilen çocuk, sınırı tehdit olarak değil, rehber olarak algılar. İşte o ince denge, sınıfın iklimini belirler.

Mutluluk iklimi, yüzeysel bir neşe hâli değildir. Sürekli alkışlanan, hep gülünüp geçilen bir ortamdan söz etmiyorum. Daha derin bir şeydir bu: Hata yaptığında yüzünün kızarmadığı,söz almak için cesaret bulabildiğin, yaşadığın........

© İstiklal