Türk Amerikancılığının Kökenlerine Dair 3: Batı İslamı Keşfediyor – 2, Almanlar
“Doğru ve Uyumlu Yumruklar” (1899)
Çin, Japonya ile 1894-1895 yılları arasında yaptığı savaşta Japonların modern ordusu karşısında tutunamadı ve çok ağır bir yenilgi aldı. Çok ağır şartlar altında imzaladığı anlaşma ile sadece çok büyük bir toprağı değil aynı zamanda bağımsızlığını da kaybediyordu. Bu nedenle Japonlara karşı Rusya, Almanya ve Fransa’dan yardım talebinde bulundu ve onların desteği ile Japon sömürgesi olmaktan kurtulabildi. Ancak bu yardım Çin’i, Japonların sömürgesi olmaktan kurtarmışsa da onlardan daha beter olan Avrupalıların sömürgesi haline getirdi.
Bu ağır yenilgi ve karşılaşılan sömürge şartları gerçekte Çin Hükümdarına karşı olan Wushu döğüş sanatları okullarının birlikteliğinden doğmuş “Doğru ve Uyumlu Yumruklar” hareketi ile Çin Hükümdarı arasında bir ittifakın kurulmasına sebep oldu. İngilizlerin “Boxer’s” (Boksörler) diye adlandırdığı bu yapıya o dönemde neredeyse tüm Çin gençliğini etkisi altına almış olan AFYON’a bulaşmamış, kafaları ve ruhları sağlam Çinli Müslümanlar da destek verdi.
Döğüş sanatlarında uzmanlaşmış, Uzak Doğu felsefelerinden etkilenmiş tasavvufi bir fikriyata sahip olan bu Müslümanlara HUİ’Ler deniyordu. Hui’lerin kökeni Hz Peygamberin (sav) sağlığında ve Halifeler döneminde Çin’e kadar gitmiş sahabeler ile onlardan sonra bölgeye ticaret için giden Müslüman tacirlerinden etkilenerek Müslüman olmuş Çinliler ve Abbasiler döneminde Tang Hükümdarının Abbasi halifesinden istediği yardım çerçevesinde Horasandan gönderilmiş 4000 Müslüman ailenin Han Çinlileri ile yaptıkları evliliklere dayanıyordu.
Bugün Çin’in her tarafına yayılmış olsalar da Anayasasına yönetimin Hui bir Müslüman elinde olması gerektiği yazılmış Ningksia Hui ÖZERK Bölgesinde yoğunlaşmışlardır. Bugün nüfusları Çin Hükumetinin verdiği rakamlara göre -7,5 milyonu Ningksia Hui ÖZERK Bölgesinde olmak üzere- 11-12 milyon civarı olan Huiler de “Doğru ve Uyumlu Yumruklar” hareketine destek vermiş onlardan oluşan birliğe Kansu Braves (Kansu Cesurları) adı verilmişti.
Demiryollarını tahrip, misyonerlere karşı suikastler ve sömürgecilerin mülklerine zarar vermeyle başlayan isyanın genişleyip yayıldı. Boksörler 1900 yılı Haziran ayında “Çin İmparatorunu destekleyin. Yabancıları yok edin” sloganı ile Pekin’e girip, burada bulunan yabancı elçilikleri ve bu elçiliklere sığınan Batılı asker, elçilik görevlisi, misyoner ve ajanları kuşattı. Bu kuşatma, tarihe “55 Günlük Kuşatma” olarak geçmiştir. Her ne kadar “ayaklanma” olarak adlandırılsa da isyanın Çin Hükümdarına karşı değil, Sömürgecilere karşı olması ona verilen “ayaklanma” isminin bir manüpülasyon olduğu isyanın sömürgeciliğe karşı bir direniş ve Hürriyet........
