Türkiye-Azerbaycan Kardeşliğine Kimler Gölge Düşürmek İstiyor?
Birkaç kişinin hakareti iki devletin iradesini temsil edemez! Prof. Dr. Ali Kafkasyalı’nın çağrısı, kardeşliğin sesini yükseltecek yeni bir dayanışma hareketine dönüşmeli.
Son günlerde Türkiye ile Azerbaycan arasında yapay bir gerilim üretme çabalarına tanık oluyoruz.
Bu çerçevede yürütülen tartışmalara bakınca şu soru hemen akla geliyor: Gölgeleri kadar ağırlığı olan birkaç kişinin çıkışından iki ülke arasında kriz varmış tablosu nasıl çıkıyor veya çıkartılıyor? Daha da önemlisi, bu tartışmalardan kim, ne elde etmek istiyor?
Öncelikle gerçeği yerli yerine koyalım. Bu kişilerin ne sözleri ne hakaretleri nede provokatif çıkışları iki kardeş ülkenin iradesini yansıtmaz. Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin resmi temsilcileri tarafından bu tartışmalar ile ilgili kamuoyuna bir kriz açıklaması yapılmamıştır.
O halde bireysel çıkışları büyüterek iki devlet arasındaki ilişkileri sorgulamanın, iki halkı karşı karşıya getirmenin anlamı nedir?
Asıl mesele o sözlerin ağırlığı veya kıymeti değil; onların nasıl kullanıldığı ve hangi sonuçlara hizmet ettiğidir.
Eleştiri tabii ki serbesttir. Türkiye’nin de Azerbaycan’ın da politikaları, siyasi ve toplumsal tercihleri eleştiriye açıktır. Ancak eleştiriler hakarete dönüşmemelidir, fikir ayrılığıyla düşmanlık körüklememelidir. Bir ülkenin kararlarını eleştirmek başka, o ülkenin halkını küçümsemek ve kardeşlik bağlarını hedef almak bambaşka bir şeydir.
Türkiye’nin yaşadıklarını unutanlara bir hatırlatma
Türkiye devlet ile din arasındaki ilişkiler konusunda yıllarca süren tartışmalar, toplumsal gerilimler ve acı tecrübeler yaşamıştır. Bu zor meselenin, ülkemizin yakın tarihimizdeki derin izleri ve açtığı yaralar henüz tam kapanmamıştır.
Peki, kendiniz bu kadar hassas ve karmaşık süreçler yaşamışken Azerbaycan’ın iç tartışmalarını hangi hakla ve bu rahatlıkla küçümseyebiliriz? Türkiye’nin kendi rotasını kendisinin çizmesini savururken Azerbaycan’ın aynı hakkını görmezden gelmek tutarsızlık değil midir?
Azerbaycan’ın tarihsel tecrübeleri, siyasi dengeleri ve toplumsal dinamikleri Türkiye’den farklıdır. Kendi doğrulanızı başka bir ülkede aynı şekilde uygulanmasını beklemek, üstelik bunu hakaret ve aşağılama yoluyla dayatmak, kardeşliğe hizmet etmez.
Azerbaycan bağımsızlığına, kurumlarına, karar mekanizmaları ve toplumsal gerçeklerine saygı duyulmalıdır. Aldığı kararlar tartışılabilir, ancak nihayetinde Azerbaycan halkının iradesine ve ülkenin bağımsızlığına saygı göstermek zorundayız.Farklılıklarımıza rağmen yan yan durabiliyor muyuz? Kardeşlik budur.
Bugün din üzerinden yürütülen........
