menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz Türkiye'nin ASEAN diyalog ortaklığı: Yeniden Asya'dan somut ortaklığa

7 0
31.07.2026

Değerli Independent Türkçe okuyucuları,

Türkiye’nin 21 Temmuz 2026 tarihinde Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’nin, daha yaygın kullanılan adıyla ASEAN’ın (Association of Southeast Asian Nations) 12’nci Diyalog Ortağı olarak kabul edilmesi, ilk bakışta teknik bir gelişme gibi görülebilir. Ancak bölgesel diplomatik açılım bakımından bu karar, Türkiye’nin son yıllarda geliştirmeye çalıştığı çok yönlü dış politika anlayışı ve 2019 yılında ilan edilen Yeniden Asya Girişimi bakımından oldukça önemli ve anlamlı bir kilometre taşıdır.

Filipinler’in başkenti Manila’da düzenlenen 59’uncu ASEAN Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda alınan bu kararla Türkiye, ASEAN’ın tam üyelik dışında, bölgesel ve küresel çapta etkin devletler ve uluslararası kuruluşlardan oluşan dış ortaklarına sunduğu en kapsamlı iş birliği mekanizmalarından birine dâhil olmuştur. Böylece yaklaşık 700 milyon nüfusa ve 4 trilyon doları aşan toplam ekonomik büyüklüğe sahip Güneydoğu Asya bölgesiyle ilişkilerimizin daha düzenli, diplomatik açıdan daha üst düzeyde, daha kurumsal ve stratejik bir zemine taşınmasının önü açılmıştır.

Elbette bu gelişme bir anda ortaya çıkmadı. Türkiye, ASEAN’la kurumsal ilişkilerini 2010 yılında ASEAN Dostluk ve İşbirliği Antlaşması’na katılarak başlatmış, 2017 yılında Sektörel Diyalog Ortağı olmuş ve 2024’te tam Diyalog Ortaklığı için resmî başvuruda bulunmuştu. Dolayısıyla bugün ulaşılan nokta, yaklaşık 16 yıllık diplomatik çabanın ve giderek gelişen ekonomik ilişkilerin bir sonucudur. Ayrıca Türkiye’nin bölgesel ve küresel ölçekte artan jeopolitik öneminin ve karmaşık bir bölgede güvenli liman olarak algılanmasının da bir yansımasıdır.

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Türkiye ile ASEAN ülkeleri arasındaki ticaret hacminin aynı dönemde yaklaşık 6,5 milyar dolardan "6 milyar dolar seviyesine yükselmesi de bu ilişkinin yalnızca siyasi gerekçelerden ibaret olmadığını, ekonomik ilişkilere yönelik karşılıklı beklentilerin de olumlu olduğunu göstermektedir. Ancak burada hemen bir parantez açmak gerekir. Türkiye’nin ASEAN ülkeleriyle ticaretinde ciddi bir açık bulunmaktadır. Türkiye’nin bölgeye ihracatı yaklaşık 2,8 milyar dolar düzeyinde kalırken, ASEAN ülkelerinden yaptığı ithalat 13 milyar doların üzerindedir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde yalnızca toplam ticaret hacmini artırmayı değil, ticareti daha dengeli hâle getirmeyi de hedeflememiz gerekmektedir.

Bu ortaklığın zamanlamasının da son derece anlamlı olduğunu düşünüyorum. Uluslararası sistem; ticaret savaşları, enerji krizleri, bölgesel çatışmalar, ekonomik yaptırımlar ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar nedeniyle giderek daha belirsiz bir hâl almaktadır. Böyle bir ortamda ASEAN ülkeleri, büyük güç rekabetleri arasında kendi hareket alanlarını koruyabilecek güvenilir ve dengeli ortaklara ihtiyaç duymaktadır.

Türkiye ise NATO üyesi olmasının yanı sıra Avrupa, Ortadoğu, Karadeniz, Kafkasya, Orta Asya ve Asya-Pasifik’le aynı anda ilişki geliştirebilen nadir ülkelerden biridir. Bu bakımdan Türkiye, ASEAN için yalnızca yeni bir ticaret ortağı değil, farklı bölgeler ve pazarlar arasında bağlantı kurabilecek bir “güvenli liman” olarak da değerlendirilebilir.

Buradaki güvenli liman kavramını yalnızca finansal anlamda düşünmemek gerekir. Türkiye’nin coğrafi konumu, gelişmiş ulaştırma altyapısı, üretim kapasitesi, savunma sanayii, lojistik imkânları ve birbirleriyle sorun yaşayan........

© Independent Türkçe