TCMB’den hükûmete ucu yanık bir mektup!
Bugüne kadar ekonomi yönetiminin kamuoyuyla paylaştığı raporların ve programların hemen hepsinde, belirlenmiş öngörülerin pek çoğu tutmadı. Tutması da pek mümkün değildi, zira saptamalar gerçeklerle pek uyuşmuyordu. Bunun sebebi de malûm; verilerin doğru olduğu tarışmalıydı ve bazı durumlarda resmî kurumlar verileri çarpıtıyordu. Kabaca söylemek gerekirse, gerçekleri aramak yerine, hayalleri gerçekmiş gibi görmeyi tercih ediyordu hem ekonomi yönetimi hem de hükûmetler… Pandemiden bu yana bu yanılsamayı bariz bir şekilde izliyoruz!
İKTİSAT TARİHİNDE KÖTÜ BİR FIKRA: ‘YENİ EKONOMİ MODELİ’ DENEN ŞEY!
Mesela ‘Yeni Ekonomi Modeli’nin ekonomi tarihinin en akıldışı yaklaşımlarından biri olduğunun, biraz hesap bilen herkes farkındayken, başta iş dünyası, piyasa aktörleri ve bürokratlar korkudan sesini soluğunu çıkarmamıştı. “Faiz sebep, enflasyon sonuçtur” tekerlemesine, “Bu ne banal bir tekerleme?” diyebilenleri kimse duymak istemiyordu.
Her şeyin tepe taklak gideceğini bile bile, iktidarın zirvesinden bakanlıkların bürokratlarının hiçbir karşılığı olmayan müjdelerine inanmış gibi yapılıyor, bu sayede birileri de borsada spekülasyon yapabiliyordu. Ucuz krediye abanıp gününü kurtarıyordu iş dünyası… Ne zaman ki bu pembe rüyalar paramparça oldu, bildiğiniz üzere apar topar o güne kadar demediklerini bırakmadıkları Mehmet Şimşek, ‘her şeyin kurtarıcısı’ olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine atandı.
HAFİZE GAYE ERKAN NİYE TCMB’NİN BAŞINA GETİRİLİR?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) başına getirilen Hafize Gaye Erkan’ın ABD’de orta ölçekli bir bankayı batıran yönetim kurulu üyesi olmasına da, Mehmet Şimşek’in neoliberalizmin ilkelerine sıkı sıkıya bağlılığına da pek dikkat etmedik, zira denize düşmüştük ve hangi can simidi olursa olsun, ona sarılacaktık. Sonradan fark ettik ki, Şimşek’e doğru bilgiler verilmemiş, durumun ne kadar berbat olduğunu ancak birkaç ay içinde fark edebilmişti. Erkan’ın TCMB’nin başına getirilmesinin tek sebebinin ise Körfez ülkelerinden sıcak para getireceği söylentisi olduğunu öğrendik. Ne getirdi derseniz, hiçbir şey! Zaten zerre kadar bir merkez bankacılığı deneyimi de yoktu! Sonrasında babasının TCMB’yi çay ocağı sandığını da gördük zaten!
Erkan kısa sürede gitti, Mehmet Şimşek yönetimi ise Türkiye’ye özgü hamaseti orta vadede öğrendi. Bir öğrendiği de siyasî iktidardan bağımsız hareket edemeyeceğiydi. Ve o da gerçekler yerine hayallere ve bahanalere sıkı sıkıya sarılmaya başladı. Neoliberal ezberlerle aldığı önlemler, seçim sürecinde kuşa çevrildi, yanlış veriler üzerinden yaptığı hesaplar boşa çıktı, sıkılaştırma stratejisi delindi, derken reel sektörün sallantıya girmesiyle, çok başarılı olduklarını sandıkları dezenflasyon........
