menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

S-400’ü almak bir dertti belki satmaksa çok daha büyük dert

5 0
yesterday

Eğer ki belli ilkeleriniz ve vizyonunuz yoksa, dış politikayı ip canbazlığıyla celep pazarlığından ibaret sanarsınız. Sonuçta, ‘bir koyup üç alacağınızı’ beklerken, bir bakmışsınız, ya bir ülkenin ya da bir paktın boyunduruğuna girmişsiniz ya da ulusal çıkarlarınızı poker masasına yatırıp kaybetmişsiniz.

Otoriter siyasal İslamcı rejimin iktidarında uzun yıllardır yaşanılan bu ve bunu müptezel medya ‘büyük başarı’ diye millete yutturmaya çalışıyor. Şu NATO zirvesi boyunca yaşananlar, tam da bu ilkesizliğin yansıması…

Küresel dengeleri ve ulusal çıkarları gözeten ‘salıncak ülke’ olma hedefinin yerini, NATO’nun uçbeyi olmak almış, bunu alkışlayanlar ise Atlantikçi siyasal islamcılar ve doğuştan NATO ayakçıları olanlar!

CELEP PAZARLIĞINA İNDİRGEMESELER STRATEJİK BİR ADIM OLABİLİRDİ AMA…

Ve şimdi kucağımızda S-400 krizi var!.. Düğümlenebilir de, çok ciddi sorunlara yaratacak yeni bir dikenli yola girilmesine neden olabilir de…  Muhalefetin bolca eleştirmesine rağmen, belki de bu rejimin en önemli ve cesur adımlarından biriydi S-400 hava savunma sistemlerinin alımı… Eğer ki bunu, ABD ve NATO’ya karşı basit bir taktik çıkış olarak görmeselerdi.

Türkiye, 2017 yılının sonunda Rusya ile toplam maliyeti 2.5 milyar dolar olan iki S-400 sistemi için sözleşme imzalamış, ilk olarak peşinatı transfer etmiş ve ardından anlaşma kapsamındaki tüm ödemeleri tamamlamıştı.

Türkiye ile Rusya arasındaki anlaşmanın ardından ilk sistem parçaları 12 Temmuz 2019’da Türkiye’ye teslim edilmişti. Washington yönetimiyle yaşanan siyasî krizler ve yaptırım tehditleri nedeniyle, satın alınan S-400 bataryaları hiçbir zaman aktif hale getirilememiş ve hangarlarda muhafaza edilmişti.

S-400 alımı nedeniyle Türkiye, proje ortağı olduğu F-35 yeni nesil savaş uçakları programından çıkarılmış ve ABD’nin CAATSA (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) yaptırımlarına maruz kalmıştı.

Şimdi Türkiye, F-35 programına geri dönebilmek ve yaptırımları kaldırtabilmek amacıyla, envanterindeki S-400’lerin üçüncü bir ülkeye satışı konusunda Rusya ile aktif diplomatik görüşmeler yürütüyor. Moskova’dan gelen açıklamalarda, bu sistemlerin olası yeniden satışı konusunun iki ülke arasında müzakere edildiği doğrulandı.

Mesele şu; Rusya satışı kabul etmezse, Türkiye uluslararası hukuk ve askerî sözleşmeler gereği, S-400’leri Moskova’nın onayı olmadan üçüncü bir ülkeye devredemez veya satamaz. Silah ticaretindeki ‘son kullanıcı sertifikası’ (end-user certificate) hükümleri uyarınca, üretici ülkenin yazılı onayı şart…

İKİ TARAFI DA KESKİN BIÇAK

Peki neler olabilir?.. ABD’nin Ulusal Savunma Yetki Yasası’na (National Defense Authorization Act-NDAA) göre, Türkiye’nin F-35 programına dönebilmesi için S-400 mülkiyetine tamamen son vermesi şart.

Rusya onay vermezse bu kilit açılmaz; yaptırımlar devam eder veya Donald Trump yönetiminin askerî yaptırımları kaldırma vaatleri ABD Kongresi’ndeki yasal engellere takılır. Bırakın F-35’leri, Kaan’ın uçabilmesi için mecbur olunan F111 motorlarını da alamaz Türkiye.

Sistemlerin Türkiye topraklarında kalması, fakat ABD denetimine verilmesi ya da İncirlik Üssü’nde tutulması gibi ara formüller geçmişte tartışılmış, ancak Washington tarafından ‘yasal çerçeveye uygun değil’ denilerek reddedilmişti.

Yani Rusya’nın onayı olmadığı sürece, bataryalar atıl vaziyette depoda kalır. S-400 füzelerinin bir raf ömrü var ve yarı ömürlerini çoktan doldurdular bile! Sistemlerin çalışır durumda tutulması veya mühimmatının korunması için Türkiye, kullanmadığı bir sistem için Rusya’ya ciddi bakım ve modernizasyon faturalarını ödemek zorunda kalabilir.

Kaldı ki, Washington bu seçeneğe bir şekilde yeşil ışık yaksa bile, Moskova böyle bir formüle gerek stratejik gerekse askerî teknolojik gerekçelerle asla onay vermez.

HA BAE’YE SAT, HA MI6’YA ADRESE TESLİM EDİVER!..

Gelelim, üçüncü ülkelere satış seçeneğine… Rusya, S-400’lerin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ya da Katar’a satılması formülüne de çok sıcak bakmayacaktır. Malum BAE, Birleşik Krallık’ın Batı Asya’daki uzantısı sayılabilecek bir ülke… S-400’ler BAE mülkiyetine geçtiği anda, İngiliz Askerî İstihbaratı (Military Intelligence,........

© İlke TV