‘Valiz taşıyıcıları’ ve entelektüelin vicdanı
En zorlu, en çatışmalı zamanlarda “bu suça ortak olmayacağız” diyerek bu memleketin entelektüel tarihinin onur nişanesini taşıyan barış akademisyenlerine hürmetle.
Cezayir Savaşı’ndaki ‘valiz taşıyıcıları’nın hikayesini anlatacağım size.
1954’te başlayan ve 1962’de Cezayir’in bağımsızlığıyla sona eren savaş, Fransa’nın içinde de ciddi bir siyasal ve vicdani çatışma yarattı. Çünkü Fransız devletinin yürüttüğü savaşa karşı çıkan Fransızlar vardı. Bunların bir bölümü, Cezayir’in bağımsızlığı için mücadele eden FLN’ye doğrudan yardım etmeye başladı.
Onlara sonradan “porteurs de valises”, yani ‘valiz taşıyıcıları’ denilecekti.
Bu insanlar ne mi yapıyordu?
Cezayirli işçilerin FLN için topladığı paraların taşınması, bazı FLN mensuplarının saklanması, sahte belgelerin hazırlanması, haberleşme ve sınır geçişleri gibi işlerde yardımcı oldular. Yeraltı faaliyetlerinin bir parçasıydılar ve bunun suç olduğunu bilerek hareket ettiler.
Çünkü Fransız devleti açısından FLN bir bağımsızlık hareketi değil, yasadışı ve terörist bir örgüttü. Onlar ise Cezayirlilerin bağımsızlık hakkını savunuyordu.
Burada Francis Jeanson’un çevresinde oluşan ağın hikayesini anlatmalıyım.
Jeanson, Sartre’ın çevresindeki önemli isimlerden biriydi. Cezayir meselesi üzerine yazıyor, Fransız sömürgeciliğini eleştiriyordu. 1957’den itibarense Cezayir bağımsızlık hareketine Fransa’dan destek sağlayan yeraltı ağını örgütledi.
Bu ağın içinde yalnızca profesyonel militanlar yoktu. Öğrenciler, yazarlar, gazeteciler, sendikacılar, akademisyenler ve farklı sol çevrelerden insanlar vardı.
Hepsinin aynı düşüncede olduğunu söylemek mümkün değil. Ama Cezayir’deki savaşın sürdürülmesine karşı çıkıyor ve Fransız devletinin uyguladığı sömürge politikasına karşı Cezayirlilerin yanında yer alıyorlardı.
Para ve belge taşıdılar. İnsan sakladılar, haber ulaştırdılar. Devletin denetimini aşmaya çalıştılar ve yakalandıklarında bunun bedelini ödediler.
Bir savaş nasıl adlandırılır?
Cezayir Savaşı sırasında Fransa’daki en önemli tartışmalardan biri, savaşın nasıl adlandırılacağıydı.
Fransız devleti uzun süre bunun bir ‘savaş’ olduğunu bile kabul etmedi. Resmi dilde ‘kolluk operasyonları’, ‘asayişin sağlanması’ gibi........
