menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir imtiyazın sonu, üst aklın hezeyanı

22 0
22.08.2026

Türkiye bugün yalnız bir iktidar mücadelesi değil, Cumhuriyet’in yüz yıllık güç haritasının değişimini yaşıyor.

AKP’nin çeyrek yüzyılını kesintisiz bir iktidar hikâyesi olarak okumak eksiktir. Erdoğan’ın 2005 Diyarbakır konuşmasından 2015’te çözüm sürecinin çöküşüne kadar; e-muhtıra, kapatma davası, askeri vesayetle hesaplaşma, Ergenekon-Balyoz ve Gezi birbirinden farklı krizlerdi. Ancak AKP tabanında aynı hafızada birleştiler: “Sandıkta kazanmak yetmiyor; bizi başka yollarla tasfiye etmek istiyorlar.”

AKP’ye sınır çizen eski vesayet düzeni zamanla tasfiye edildi. Böylece dindar-muhafazakâr siyaset yalnız kendi iktidarını kurmadı; uzun solukta devletleşti.

Bu tarih AKP’nin sonraki otoriterleşmesini ve hukuk ihlallerini mazur göstermez. Fakat bugünü yalnız “AKP zulmü” diye anlatmak da bu büyük toplumsal ve siyasal dönüşümü açıklamaya yetmez.

Gezi de bu hafızanın üzerine geldi. Başlangıcındaki demokratik itirazı ve polis şiddetini yok saymadan, hareket büyüdükçe Erdoğan karşıtlığının daha eski bir kültürel hesaplaşmayla birleştiğini görmek gerekir. “Takunyalı”, “göbeğini kaşıyan adam”, “cahil seçmen” dili, tepkinin bir bölümünün yalnız Erdoğan’a değil, onun temsil ettiği kesimlerin devlet merkezine yürüyüşüne de yöneldiğini gösteriyordu. Gezi böylece Erdoğan’ı zayıflatmaktan çok, tabanındaki “Yine bizi tasfiye etmek istiyorlar” hafızasını güçlendirdi.

Bugün bir zamanların küçümsenen taşralısı ve muhafazakârı artık yalnız seçmen değil; devletin, bürokrasinin, sermayenin ve siyasetin merkezinde. Eski Cumhuriyet elitinin kaybettiği de yalnız iktidar değildir. Kimin makbul yurttaş, kimin ülkeyi yönetmeye ehil olduğuna karar verme imtiyazıdır.

Kürt meselesi: değişen ikinci merkez

Cumhuriyet’in diğer büyük kırılması Kürt meselesidir. PKK’nin yarım yüzyıla yaklaşan silahlı tarihi ve Kürt siyasetinin inkâr, kapatmalar, tutuklamalar ve ağır bedellere rağmen kitlesel bir aktör olarak kalması, meselenin yalnız güvenlik politikalarıyla ortadan........

© İlke TV