menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Silahlar susunca kelimeler ne yapacak?

21 0
12.08.2026

Barış denildiğinde ilk akla gelen silahların susmasıdır. Haklı olarak. Çünkü çatışmanın olduğu yerde ölüm vardır ve geride çocuklarını, kardeşlerini, eşlerini toprağa veren insanlar kalır.

Fakat çatışmanın sona ermesiyle barışın kurulması aynı şey değildir. Çünkü bu ülkede kırk yılı aşkın süre boyunca yalnızca silahlar konuşmadı onlarla birlikte bir sözlük de oluştu.

“Terörist”, “hain”, “bölücü”, “düşman”, “öteki” …

Bu sözcükler zamanla siyasi tartışmaların sınırlarını aştı ve gündelik hayatımıza yerleşti. İnsanların ne söylediğinden önce kim olduğuna baktık. Bir annenin gözyaşının bile hangi taraftan aktığını sorguladık. Bir ölüm karşısında üzülmek, bir kaybın hesabını sormak ya da yapılan bir haksızlığa itiraz etmek kimi zaman taraf tutmak sayıldı.

İnsanları mahkeme kararı olmadan suçlu ilan eden manşetler, bir fotoğrafla hedef gösterilenler, adı yerine etnik kimliği öne çıkarılanlar, ölümünün ardından bile “hangi taraftan” olduğuna bakılarak haberleştirilenler…

Gazetecilik bazen gerçeği aktarmak yerine devletin, iktidarın ya da egemen siyasi atmosferin terminolojisini yeniden üretti. Çünkü bir insanı uzun süre “düşman” olarak tarif ederseniz bir süre sonra onun başına gelen haksızlık toplumun bir bölümünün vicdanında karşılık bulmamaya başlar.

On yıllar boyunca ağır bedeller ödendi. İnsanlar öldü. Köyler boşaltıldı. Zorunlu göçler yaşandı. Faili meçhul cinayetler işlendi. İnsanlar kaybedildi. Cezaevleri, yasaklar, operasyonlar, çatışmalar ve cenazeler ülkenin yakın tarihine kazındı.

Meclis’te........

© İlke TV