menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diyarbakır Sivil Toplumu: Sınırlar ve Potansiyeller

31 0
27.04.2026

Diyarbakır’da sivil toplum alanı tarihsel olarak hak mücadeleleri, dilsel-kültürel talepler, yerel demokrasi arayışları ve çatışma koşullarının yarattığı tahribata karşı geliştirilen dayanışma ağları içinde şekillendi. Kürt itirazının sembolik merkezlerinden olan bu şehirde sivil toplum bu anlamda uzun süredir yalnızca dernekler, vakıflar ya da meslek örgütlerinden oluşan dar bir kurumsal alandan öteye kentin siyasal hafızasını, toplumsal itiraz kapasitesini ve kamusal vicdanını temsil eden daha geniş bir geleneği ifade ediyor. Bu nedenle Diyarbakır’daki sivil toplum nicel büyüklüğünden çok siyasal ağırlığıyla öne çıktı. Ancak tam da bu tarihsel güç bugün yeni bir sınıra işaret ediyor: temsil kapasitesi güçlü olan bu alanın, kamusal politika üretme, toplumsal eşitsizliklere müdahale etme ve kurumsal dönüşüm yaratma kapasitesi aynı ölçüde gelişmiş görünmüyor.

Yakın zamanda hazırladığım ve geçen hafta Diyarbakır’da sivil toplum aktörleri ile Belediye yetkilileriyle paylaşma şansı bulduğum Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar Yolunda Diyarbakır: Sivil Toplum Aktörlerinin Önerileri Işığında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Stratejik Plan Analizi başlıklı rapor uzun yıllardır içeriden izleme olanağı bulduğum kentin sivil toplum aktörlerini daha yakından incelememe imkan verdi. 

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) tarafından yürütülen ve yerel kamu hizmetlerini izlemek üzere bir sivil toplum ağı oluşturmayı amaçlayan proje kapsamında kaleme aldığım rapor BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını, özellikle 11. amaç olan “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar Amacını” ve 10 alt hedefini referans alıyor. Sivil toplum aktörlerinin önerilerinin Belediyenin 2025-2029 Stratejik Planına ne düzeyde yansıdığını “normatif”, “stratejik” ve “operasyonel” olmak üzere ilişkisel üç katmanda analiz ediyor. 

Çalışma esas olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine ayna tutsa da sivil toplum aktörleri için de bir muhasebe çağrısı yapıyor. Özellikle “Sivil Toplum Aktörleri için Boşluk Analizi” başlıklı bölüm bu konuda ayrıntılı bir tartışma çerçevesi sunuyor. 

Diyarbakır sivil toplum aktörlerinin sınırları ve potansiyelleri konusunda burada öne çıkan altı meselenin altınız çizmek istiyorum. 

Her şeyden önce sivil toplum aktörlerinin söz söyleme kapasitesi ile toplumsal dönüşüm yaratma gücü arasındaki yapısal uyumsuzluğun altını çizmek gerekir. Sivil toplum aktörlerinin özellikle katılımcı yönetişim, toplumsal cinsiyet eşitliği, kültürel mirasın korunması, çok dillilik, kent kimliği ve kamusal alanların demokratikleştirilmesi gibi başlıklarda güçlü birikime sahip olduğu görülüyor. Bu şaşırtıcı değil. Zira, Diyarbakır’da sivil toplumun gelişim hattı büyük ölçüde kimlik, temsil ve demokratik hak talepleri etrafında şekillendi. 

Öte yandan Kürt sokağının yaşadığı dönüşüm dikkate alındığında, hak temelli söylemlerden öteye geçip buna eşlik edecek veri ve bilgi yönetimi, uzmanlık, bütçe, koordinasyon, dayanışma, tamamlama, akümülasyon ve uzun vadeli planlama kapasitesinin gelişmesi gerekir. Diyarbakır sivil toplum aktörlerinin güçlü yanı kente dair söz söyleme kapasitesidir; zayıf yanı ise bu sözü uygulanabilir kamu politikalarına dönüştürecek araçları ve kaynakları yeterince geliştirememesi, buna yönelik toplumsal mobilizasyonu ortaya çıkaramamasıdır.

Bu konuyla ilişkili olarak altı çizilmesi gereken ikinci mesele görece güçlü kurulan sözün sınırlarıdır. Günümüz kentleri yalnızca temsil krizleriyle değil; aynı zamanda konut baskısıyla, ulaşım sorunlarıyla, iklim riskiyle, su stresiyle, gıda güvensizliğiyle, işsizlikle ve kamusal hizmet eşitsizlikleriyle karşı karşıya. Buna karşılık, sivil toplum aktörleri açısından açlık ve yoksullukla mücadele, sağlık, eğitim, altyapı, kültürel ve sosyal donatılar, afet yönetimi, iklim değişikliğine uyum, enerji dönüşümü, veri ve bilgi temelli politika geliştirme ve yenilikçilik gibi alanlarda ciddi boşluklar bulunuyor. Burada karşımıza çıkan........

© İlke TV