Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine
Çalıştıkları işyerlerinde ücret ve tazminat hakları gasp edildiği için haftalardır, Ankara’da bakanlıklar önünde eylem yapan maden işçilerinin eylemlerine hemen her gün güvenlik güçlerince müdahale edildi, gözaltılar yaşandı. Son olarak, sendikanın Genel Başkanı Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklandı. Tutuklama için gösterilen gerekçilerin inandırıcı bulunmadığı, mücadeleyi sönümlemek için öne sürüldüğü açık.
Anayasa ve yasalarda, çalışanların önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, serbestçe üye olma, toplu iş sözleşmesi yapma, grev hakları bulunduğu belirtilse de ülkemizdeki gerçekliğin anayasa ve yasalarda yer alan emekçi haklarının görmezden gelme, uymamanın ana kural olduğunu görmekteyiz.
Sendikalaşmanın, toplu iş sözleşmesi yapma ve grev hakkını kullanmanın önüne çeşitli engeller konularak neredeyse kullanılmaz hale getiriliyor. İşkolu, işletme, işyeri barajları ile uyuşmazlıklar yaratılarak, süreç yıllara yayılıyor. Sendikalaşan işçiler işten atılıyor.
Devrimci Yapı İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, Bir Tek Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Bağımsız Maden İş Başkanı Gökay Çakır, Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu başta olmak üzere, sendika yöneticileri sendikal mücadele verdikleri için tutuklandılar. Her hak arama sonrası gözaltılar yaşanmakta, Eğitim Sen yöneticilerine sadece açıklama yaptıkları için, Mehmet Türkmen’e işçi haklarına sahip çıktığı için ev hapsi verildi.
KESK’i oluşturan sendikaların yönetici ve üyelerine işten atmalar dahil yapılmayan kötülük kalmadı. Ülkede hak ve özgürlükler mücadelesinin önüne engel çıkarılması olağan bir uygulamaymış gibi yaygın olarak sürdürülüyor.
Kamu çalışanlarının sendika hakkını kabul ettirmesi, Tüm Bel Sen’in, Enerji Yapı Yol Sen ve Yapı Yol Sen’in toplu sözleşme yapma, iş bırakma hakkı konusundaki AİHM’de kazandıkları dava sonuçlarının uygulanması, fiili ve meşru mücadelenin yasalardan önce geldiğinin........
